DİKKAT!

DİKKAT: Bloga girilmiş çoğu yazı ya çocuklukta yaşanmış cinsel istismar ve tecavüzle ya da ergenlik ve/veya yetişkinlikte yaşanmış tecavüz, cinsel saldırıyla ilgilidir. Bu tür yazıları okurken yaşadığınız olayı/olayları zihninizde tekrar yaşayabilirsiniz. Eski korku ve kaygılarınız yüzeye çıkabilir. Her hangi bir şeyle (ses, görüntü, koku, dokunma, tat) olayla, olaylarla ilgili anılarınız tetiklenebilir, geriye dönüşler (flashback) yaşayabilirsiniz. Böyle durumlarda okumayı bırakmanız, ihtiyaç duyduğunuzda, gücünüzü toplayınca tekrar okmanız iyi olabilir.

25 Mart 2013 Pazartesi

Kısasa Kısas

Aligül

2011 sonbaharında,  ergenlikte yaşadığım cinsel istismarı hatırlatan, yüzleştiren geri dönüşle ilgili pek bir şey yazmamışım. Bırak yazmayı, o günleri tekrar hatırlamaya bile pek cesaretim olmadı. Nasıl başladı pek bilemiyorum. Cinsel arzu duyduğum bir arkadaşımın bazı jestleri, giyim tarzı bir yerden tanıdık gelmeye başladı. Arkasından da bir isim ve o isme ait resim geliyordu. Bir süre buna anlam veremedim. Ne zaman ki yetişkin bir erkeğin çocukken yaşadığı cinsel istismarla ilgili bir çeviri yaparken “beş yaşından sonra annem beni vücuduyla tanıştırdı” cümlesine rastladım,  isim ve ona ait resmi neden gördüğümün bağlantısını kurdum. Ergenliğin başında, kuzenim Yasemin’le aramda geçenlerin adını koyuvermiştim.

14 Mart 2013 Perşembe

Yüzleşmeler

Yüzleşmede, çocukken sizi incitmiş kişilerin karşısına, bir yetişkin olarak çıkıp yüz yüze gelirsiniz. Yaşadığınız şeyi cinsel istismar olarak adlandırırsınız, duygularınızı ifade eder ve istismar edenin (kadın/erkek) sizi hangi yönlerden etkilediğini konuşursunuz. Yüzleşmeler, kendi gücünüz ve etkiniz olduğunu öğrendiğiniz için, inanılmaz şekilde güçlendirici olabilir. Doğruyu söyleme özgürlüğünü ve sizi bağlayan sessizliği kırma deneyimini yaşarsınız. Yüzleşmeler, size geçmişiniz hakkında bilgi alma olanağı sağlarken, bugünün çocuklarını korur. Şifa bulmanızda destek sağlar ve kendinize zarar veren ilişkilere bağladığınız suni umutlardan vazgeçmenizi sağlar. 

1 Mart 2013 Cuma

Rıza İnşası – Bu Tecavüz mü?

Ben Atherton-Zeman  / Ağustos 2006
Çev: Pelin Öztürk 

Partnerinizin seks yapmayı kabul ettiğini nasıl anlarsınız? Sorar mısınız veya hiç cevap vermezse kabul ettiğini mi varsayarsınız? Vücut dilini takip eder misiniz? Kabul etmiyor gibi görünürse “onu rahatlatmaya” çalışır mısınız? Rıza beklemektense belki de rızayı kendiniz “inşa ediyorsunuz”.
Üniversitede öğrenciyken, öncelikli hedefim “ilişki kurmaktı”. Kendimi hiçbir zaman “kötü çocuk” olarak görmedim, elbette bir tecavüzcü olarak da. Ancak geçmişe bakınca, bazı davranışlarımdan utanıyorum. Bu yazıyı bir bakıma diğer genç erkekleri uyarmak için yazıyorum – benim yaptıklarımı yapmayın! 

25 Şubat 2013 Pazartesi

İlk deneyim - "cinsellik mi?"

Sena
Bu yazı bir başlangıç, içimden bir nebze çıkması için yaşadıklarımın.
 
Bundan 14 yıl önce, 18 yaşındayken, bir erkekle bir yıldır süren bir ilişkim vardı. Henüz mastürbasyon da dahil, cinsellikle tanışmamıştım, bedenime dokunmamıştım o zamanlar. Erkek arkadaşıma karşı da cinsel arzu hissetmiyordum. Bazen birlikte yatıyorduk, bana dokunmasını ve onunla öpüşmeyi seviyordum. Üstümü çıkarıyordum fakat altımı çıkarmak istemiyordum. O da vajinama dokunma konusunda ısrarcı olmamıştı.

16 Şubat 2013 Cumartesi

Hayat bu işte!

Benim ismim Murat. 

Hep böyle bir yer aradım yaşadıklarımı anlatmak için ve buldum da galiba. 
 
O gün evde kadınlar günü vardı, ben de dışarda maç yapıyordum. Her zaman eve gitmek istemeyen ben, o gün herkes erken dağılınca, ben de eve gittim ama annem almadı, “git, oyna, ayak altında dolaşma!” dedi.
Kendi başıma oynarken Serhat abi geldi. İnşaatın bodrumunda ölü fare görmüş, çok büyükmüş, koşa koşa gittim. O da peşimden tabii. 

12 Ocak 2013 Cumartesi

Ben yaralandım, namusum değil!

Sohaila Abdulali*, 7 Ocak 2013

Bundan 32 yıl önce, 17 yaşında olduğum ve Bombay'da yaşadığım sıralarda bir grup adamın tecavüzüne uğradım ve ölümden döndüm. Üç yıl sonra tecavüz konusundaki sessizlik ve yanlış kanılara öfkelenip Hindistan'daki bir kadın dergisine, kendi ismimle, yaşadığım tecavüzü anlatan bir yazı yazdım. Yazı kadın hareketinde çok ses getirdi -tabii benim ailemde de- ve sonra sessizce unutuldu.

31 Ekim 2012 Çarşamba

Tecavüz Sonucu Bekâretinizi Kaybetmek

Tecavüze uğramak, her ne koşulda olursa olsun, travmatiktir. Tecavüze uğrayıp bekâretini kaybetmek ise, bu korkunç deneyimi daha da ızdıraplı hâle getirebilir. Bekaret, kişi için birçok açıdan değerli olabilir ve tecavüz sonucu kaybedilmesi bilhassa yıkıcı olabilir.

Kayıp
Bekareti kaybetmek, tarih boyunca birçok kültürde önemli görülmüştür ve bugünün toplumunda da önemli bir geçiş törenidir. Bekaretinizi kaybetmeyi seçmek, hayatınızda önemli bir olaydır ve batı toplumundaki birçok filmde, televizyon programlarında ve kitaplarda önemli bir yeri vardır. Eğer tecavüze uğrayıp bekaretinizi kaybettiyseniz, bu önemli seçimi yapma olanağı elinizden alınmıştır ve bu da büyük bir kayıptır.

Istırabınıza karşı anlayışlı olun: Acıtanlara karşı alternatifler

© 1997-2009, Monika 

Bazen eğlenmeye çalışmak, kendiniz, ihtiyaçlarınız ve arzularınız hakkında daha fazla şey öğrenmek için iyi bir yol olsa da, şu anda bunu yapmak imkânsız olabilir. Bir kere kendini suçlama davranışlarını ve inançlarını bir kenara bıraktığınızda, sizde ruh burkan acı yaratan öz-yıkıcı davranışlarınızı belirginleştiren konuların yüzeye çıktığını fark edebilirsiniz. Plajda oynayıp gülmek için, bu tür bir acıyı bir kenara itebilmek her zaman mümkün olmaz. Bunda sorun yok. Acınıza karşı anlayışlı olun. Şifa bulmaya başlamanıza izin vereceğini düşünerek acınızı kucaklayın.