DİKKAT!

DİKKAT: Bloga girilmiş çoğu yazı ya çocuklukta yaşanmış cinsel istismar ve tecavüzle ya da ergenlik ve/veya yetişkinlikte yaşanmış tecavüz, cinsel saldırıyla ilgilidir. Bu tür yazıları okurken yaşadığınız olayı/olayları zihninizde tekrar yaşayabilirsiniz. Eski korku ve kaygılarınız yüzeye çıkabilir. Her hangi bir şeyle (ses, görüntü, koku, dokunma, tat) olayla, olaylarla ilgili anılarınız tetiklenebilir, geriye dönüşler (flashback) yaşayabilirsiniz. Böyle durumlarda okumayı bırakmanız, ihtiyaç duyduğunuzda, gücünüzü toplayınca tekrar okmanız iyi olabilir.

6 Eylül 2017 Çarşamba

Çocukların Bedensel Söz Hakkı

Efsun Sertoğlu - Cinsel sağlık eğitmeni-danışmanı


Bir yetişkin olarak çocuklarla ilişkilerimizde farklı farklı konumlarda bulunuyor olabiliriz: ebeveyn, bakım veren, öğretmen, psikolojik danışman, akraba, aile dostu, restoranda servis yapan garson, oyun parkındaki görevli, toplum merkezindeki gönüllü… Konumumuz her ne olursa olsun, doğdukları andan itibaren çocukların da tıpkı yetişkinler gibi saygı görmeyi hak ettiklerini bilmemiz önemlidir.


Bu yazı; çocukların haklarını koruma sorumluluğuna sahip yetişkinler olarak, çocuk algımızı ve çocuklarla kurduğumuz ilişkileri sorgulayabilmemiz, yanlış davranışlarımızı değiştirmek üzere adımlar atabilmemiz için somut örnekleri ve önerileri içeriyor. Yazı boyunca; çocuklarla, ergenlerle, gençlerle, ebeveynlerle, eğitimcilerle ve psikolojik danışmanlarla yaptığım cinsel eğitim çalışmalarından gözlem ve deneyimlerimi de paylaşmaya çalıştım. Haydi başlayalım!


Çocukların bedenlerinin kendilerine ait, özel ve değerli olduğunu kabul edin.


Çocukların bedenleri, dünyaya geldikleri ilk günden itibaren kendilerine ait, özel ve değerlidir. Belli bir yaşa gelene kadar bakımlarının ve ihtiyaçlarının yetişkinler tarafından karşılanması bu gerçeği değiştirmez. Yetişkinlerin sorumluluğu; (yaş dönemi ne olursa olsun) çocukların bedenlerine ve bedensel sınırlarına saygı göstermek, bedensel söz haklarını yok sayan davranışları durdurmaktır. İşte bu davranışlara birkaç örnek;

  • Onay almadan öpmek/sevmek,
  • Size ya da bir başkasına sarılması için ısrarcı olmak,
  • Öpmesi ya da sarılması karşılığında vaatlerde bulunmak, (“öpersen     sana … alırım”)
  • Öpmediğinde ya da sarılmadığında araya mesafe koymak/küsmek,
  • Hoşlanmadıkları davranışları (lakap takma, gıdıklama, sıkıştırma, mıncıklama, el şakası…) devam ettirmek,
  • Giysilerini, iç çamaşırlarını ya da bezini kamusal alanlarda değiştirmek,
  • Özbakım sorumluluğunu üstlenebilecek yaşa geldiği halde tuvalet   sonrası temizliğini yapmak, banyo yaptırmak gibi konularda ısrarcı olmak.

27 Ağustos 2017 Pazar

ÖZ YARDIM: Tetikleyicilerle başa çıkmak

Nurgül Öztürk Psikolog 

Öz-yardım; özellikle ruh sağlığımızı ilgilendiren konularda kendimize bakabilmenin, şifa bulmanın mümkün olduğunu; başkasına ihtiyaç duymadan da uygulayabileceğimiz bize iyi gelecek kişisel yöntemler bulunduğunu hatırlamamızı sağlayan, ruha iyi gelen bir kelime olarak düşünülebilir :)


Ruha iyi gelen kişisel yöntemler ve ihtiyacımız olan güçlendirici eylemler, her birimiz için çeşitlilik gösterebilir. Bu nedenle bir başkasından gelecek desteğe ve dayanışmaya ya da profesyonel bir yardıma duyduğumuz ihtiyaç kadar; biz de kendimize destek olabilir, kendimizi sevebilir ve ona iyi bakabiliriz. Hangi yöntemin bize iyi hissettirdiğini, şifa verdiğini deneyerek bulabilir; bunun yanında çeşitli kaynaklardaki önerilerden yararlanabiliriz. Toprakla ilgilenmek, yürüyüşe çıkmak, bir deniz kenarında avazımız çıktığı kadar bağırmak, müzik dinlemek, sakız çiğnemek, insana karışmak, yalnız kalmak.. ruhumuza iyi gelecek, bize şifa verebilecek sayısız eylemlerden bazıları olabilir. Bu yazının amacı ise; özellikle şiddetle ilgili konularda okuduğumuz metinlerden ya da gördüğümüz imajlardan olumsuz etkilendiğimiz ya da tetiklendiğimiz durumlarda; kendimiz için neler yapabileceğimize dair öneriler sunmak ve kendimize bu anlarda daha çok yardım edebilmenin yollarını açmak ;)


Ruhsal travmaya sebep olabilecek yaşantıların en bilinenleri arasında sevilen bir yakının kaybı, doğal afetler, savaş, işkence, ayrımcılığa maruz bırakılma, zorla yerinden edilme, cinsel istismar ve cinsel şiddet eylemleri vardır. Fakat unutmayalım ki travma kişisel bir deneyimdir; travmatik bir olay yaşayan her birey ruhsal travma geliştirmeyebilir. Bir kişide üstesinden gelmekte zorlandığı, duygusal hasar yaratan bir yaşantı; bir başka kişi için aynı yoğunlukta zorlayıcı olmayabilir. Ruhsal travmalar; yaşanan olayın gerçekleşme şekli ve duygusal ağırlığına bağlı olduğu kadar; kişinin bakış açısı, baş etme süreçleri, sahip olduğu dayanışma ağları ve çevresel koşullarla da ilgilidir.


18 Kasım 2016 Cuma

Bir Çocuk İstismar Edildiğini Açıklarsa Çocukla Nasıl İletişim Kurulmalıdır?

  1. Çocukla bire bir konuşmak için özel bir mekan bulun. Bu mekan,konuşmanızın kesilmeyeceğinden emin olacağınız bir yer olsun.
  2. Siz masanın arkasında çocuk da karşınızda sandalyede oturmasın. Onu sakinleştirmek için çocuğun yanına oturun.
  3. Çocuktan izin almadan ona dokunmayın. İzinsiz dokunmanız ona istismar olayını hatırlatabilir.
  4. Çocuğu açıklıkla ve sakince dinleyin. Çocuk sizinle istismarı paylaşırken tepkileriniz hayati önem taşımaktadır. Bu esnada duygularınızı, mimiklerinizi ve beden dilinizi kontrol edin. Çocuğun size anlatacakları ve muayene sonucu görecekleriniz sizi şok edebilir. Gördüklerinizi ve duyduklarınızı sakin karşılayabilmeniz çocuğu desteklemek için önemlidir. Çocuğu dinleyin ve kendisi için önemli olan konuları siz herhangi bir soru sormadan anlatmasına izin verin. Tüm ilginizi çocuğa verin. Bazen çocuğun sizinle sır olarak paylaşmak istediği şey bir istismar olmayabilir. Ebeveynlerin boşanma süreci, ilişki problemi ve veya farklı nedenlerden dolayı yaşadığı ruhsal zorluklar olabilir. Yönlendirici olmadan kendini rahat ifade etmesine izin vermek gerekir.

13 Ekim 2016 Perşembe

Çocuğa yönelik istismar ve ihmal

Bir çocuğun/gencin istismara maruz kaldığına tanık olmuş ya da duymuşsanız kesinlikle bunu ciddiye almanız gerekir.

İstismar sözcüğü “iyi niyeti kötüye kullanma, sömürü” anlamına gelir. İstismar aile ya da yakın ilişkilerde sıklıkla ortaya çıkabilen bir şiddet türüdür. Çocuklar başta ebeveynleri olmak üzere, kendilerine bakmakla yükümlü kimseler veya diğer yetişkinler tarafından fiziksel, duygusal, zihinsel ya da cinsel gelişimlerini engelleyen, beden ya da ruh sağlıklarına zarar veren, kaza sonucu olmayan durumlarla karşı karşıya kalabilirler. Bir çocuğun/gencin istismara maruz kaldığına tanık olmuş ya da duymuşsanız kesinlikle bunu ciddiye almanız gerekir. Bu istismarın tekrarlanmaması için çocuğun korunmasına yönelik önlemler alınmalıdır.

Çocuklara yönelik bir başka kötü muamele biçimi ise ihmaldir. İhmal ebeveyn ya da çocuğu korumak ve bakmakla yükümlü diğer kişilerin temel ihtiyaçlarını temin etme konusundaki yükümlülüklerini yerine getirmemesidir. Temel ihtiyaçlar arasında yiyecek, barınma, tıbbi bakım, eğitim, duygusal özen ve ilgi yer alır.

10 Aralık 2015 Perşembe

Tom'un Sırrı


Mor Çatı gönüllülerinin çevirisini yaptığı Tom'un Sırrı, 19 Kasım Dünya Çocuğa Yönelik Cinsel İstismarı Önleme Günü'nde yayınlandı. Hiçbir çocuğun maruz bırakıldığı cinsel istismarı, bir "sır" olarak taşımaması ümidiyle...

28 Ağustos 2015 Cuma

İşte benim hikayem

Ben 29 yaşımdayım bundan yaklaşık 19 sene önce başladı benim hikayem, Van'da oturuyorduk o zamanlar babam emekli subay. Yan komşumuz vardı babamın arkadaşı ve devresi, onların bir oğlu vardı liseye giden uzunca bir süre onun tacizlerine maruz kaldım. Sık sık onlara ziyarete gider, onlarda bize gelirdi, her ziyaret esnasında benimle oyun oynayacağını eğer kaybedersem pantolonumu ve iç çamaşırımı çıkarmamı bana bu şekilde ceza vereceğini söylerdi. Ben hep o oyunu kaybederdim. Arkamda o baskıyı hissettiğimde o yaşta anlamazdım bir şey. Yeri gelir bana zorla pornografik şeyler gösterir yeri gelir zorla cinsel organına dokunmamı isterdi. Biz başka bir şehre taşınana kadar devam etti bu.

Olanları tam olarak idrak edebilmem 13 yaşımda metroda tacize uğradığım zaman oldu, evet 13 yaşında bir erkek çocuğuna taciz etmekten çekinmeyen, o nefes alışlarını ve yüzünü asla unutamayacağım bir şerefsiz.

Ortaokul ve lise dönemlerinde bu yaşadıklarımı parça parça hatırlardım hep, Düşünmemeye çalıştım ama olmadı insanları değişiyle ezik. gerizekalı, içine kapanık ve kimseyle konuşmayan biriydim. 

Yaşım yirmiyi geçtiğinde ise hafızam artık o eksik parçaları da tamamlamıştı. Çoğu şeyi hatırlıyordum artık, 8 sene uyuşturucu kullandım yaşadıklarım aklıma gelmemesi ve normal bir insan gibi davranabilmek için. İşe pek yaramazdı zaten.

Uyuşturucuyu kendi irademle bıraktım, şu anda antidepresanlarla  ayakta durmaya çalışıyorum ama çok çok zor oluyor artık.

İşte benim hikayem. Hayatımda ilk defa yaşadıklarımı bu şekilde yazıyorum aslında yazmak istediğim sayfalarca şey var, iyi ki varsınız.

2 Temmuz 2015 Perşembe

Yol devam ediyor..

Bir hayatta kalandan gelen, yalnız olmadığımızı bir kez daha derinden hissettiren bu güçlendirici e-postayı sizinle de paylaşmak istedik. 
---
Bu blogu açmanız çok harika bir şey olmuş. Kendimi bir nebze şanslı hissettim karşılaştığım için. Bunun için sizi çok tebrik etmek ve teşekkür etmek istiyorum. Kendi hikayemi de sizinle paylaşmak isterim. Ama biraz daha hazır olmalıyım sanırım.. ve galiba benimki epey ekstrem.

Biseksüelim. Sürekli psikoloji kitapları okuyorum. Onlardan birinde yazdığına gore, cinsel yönelimim bile bir nevrozdan kaynaklanıyor.. Böyle de kabul edebilirim, önemli değil.


Şu an 27 yaşındayım ve terapistimin söylediğine göre, bütün yaşamımdaki zorluklar işte bu travma ekseninde belirlenmiş. Hayatımın mücadelesini veriyorum, sadece panik atak ve depresyon hastası değilim, insan ilişkilerim ve güven duygum da kendimi bildim bileli çıkmazlardaydı. Uyuşturucu bağımlılığıyla geçen 8 yılın ardından direksiyondakinin ben olduğuma ve kimsenin dönüp özür dilemeyeceğine karar verdim, bir erkek tarafından 3 gün eve kapatılıp dövülünce.. Ama bu sefer esas mücadele başladı, kaçamadığım, halının altına süpüremediğim tüm şeylerle şimdi uğraşıyorum.


Hepimizin hayatları bir şekilde darmaduman olsa da direksiyondaki hala biziz. Yol devam ediyor, arka koltukta sonsuza dek bizimle olacak tonla kötü hatıra bile olsa, belki onları daha değişik görmeyi ve uzlaşmayı öğreniyoruz. Hayatta kaldığımız ve mücadeleye devam ettiğimiz için ve bu süreçte çok fazla şey öğrendiğimiz için bir gün belki şanslı bile hissedebiliriz, ben şu an emin değilim.


Çok teşekkür ederim Türkiye'ye böyle bir blog kazandırdığınız için. 

Sevgiler.

31 Mayıs 2015 Pazar

Benim "Kirli" Küçük Sırrım



Bu video Ocak 2012'de Scott Johnson tarafından yayınlandı.

Çocuklukta yaşadığı cinsel istismarı ve özellikle erkek hayatta kalanların açılmasının ne kadar zor olduğunu anlattığı, cinsel şiddetin görünür olmasına ön ayak olan, hepimize güç veren bu videoyu Türkçe altyazı ile tekrar yayınladık.

Her yerde paylaşalım, sesimizi duyuralım.