DİKKAT!

DİKKAT: Bloga girilmiş çoğu yazı ya çocuklukta yaşanmış cinsel istismar ve tecavüzle ya da ergenlik ve/veya yetişkinlikte yaşanmış tecavüz, cinsel saldırıyla ilgilidir. Bu tür yazıları okurken yaşadığınız olayı/olayları zihninizde tekrar yaşayabilirsiniz. Eski korku ve kaygılarınız yüzeye çıkabilir. Her hangi bir şeyle (ses, görüntü, koku, dokunma, tat) olayla, olaylarla ilgili anılarınız tetiklenebilir, geriye dönüşler (flashback) yaşayabilirsiniz. Böyle durumlarda okumayı bırakmanız, ihtiyaç duyduğunuzda, gücünüzü toplayınca tekrar okmanız iyi olabilir.
cinsel saldırı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cinsel saldırı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Eylül 2014 Cumartesi

Sosyalleşme ve Sosyalleşmenin Cinsel İstismardan Hayatta Kalan Erkekler Üzerindeki Etkileri

Bu yazı; bu blogu açan ve geliştiren dostumuz (Aligül) Ali'nin aramızdan ayrılmadan önce çevrilmesini istediği bir yazıydı. Ali, hayatta kalan erkeklerle ilgili yazıların ve çevirilerin çoğalmasını, böylelikle bu konunun görünür olmaya başlamasını, ifade alanı yaratmasını, politik mücadeleye dahil olmasını çok önemsiyordu. Ali'ye ve kolektif çeviride katkısı bulunan herkese çok teşekkürler.

Jim Struve, LCSW, Psikoterapist 

Pek çok insan: “Cinsel istismar erkekleri kadınlardan farklı mı etkiliyor?” sorusunu sormuştur. Araştırmalar ve klinik deneyimler, cinsel istismar ile birlikte gelen travma deneyiminin erkeklerde de kadınlarda da benzer olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla, cinsel istismardan hayatta kalmış kadınlara yönelik oluşturulmuş travma dinamikleri literatürü erkekler için de kullanılabilir.

Hayatta kalan erkekleri kadınlardan ayıran en önemli etkenlerden biri, insanların (hayatta kalan erkeğin kendisi de dahil) erkeklerin kurbanlaştırılmasına kadınların kurbanlaştırılmasından farklı tepkiler vermesi. Diğer bir deyişle, erkeklerin yaşadıkları cinsel istismarla başa çıkma yolları da; toplumun erkek istismarına verdiği tepki de, mağdurun kadın olduğu durumlardan belirgin ölçüde farklı.

9 Ağustos 2014 Cumartesi

Psikolojik ve Psikiyatrik Tedavi Gören Cinsel İstismardan Hayatta Kalanlar İçin Çağrı

Bu çağrı, uzun zamandır cinsel istismar ve ruh sağlığı uzmanlığı alanında bu sorunun ele alınması üzerine kafa patlatan bir kişi tarafından 27 Temmuz 2014 tarihinde Radikal’de yayımlanan Dr. Alper Hasanoğlu’nun “Borderline kadın…” adlı yazısının bardağı taşıran son damla olduğu düşünülerek kaleme alınmıştır.

Bu yazı, ruh sağlığı alanının cinsel istismara uğrayan kişiler söz konusu olduğunda Türkiye’nin ne kadar tehlikeli sularda yüzdüğünü ortaya koyuyor. Dr. Hasanoğlu, yazısında borderline rahatsızlığı otoritesine dayanarak ve argümanına hiçbir kaynak göstermeden “kadınlarda daha yaygın olmasına” bağladıktan sonra “sağlıklı” erkekleri borderline bozukluğa sahip kadınları “keşfetmeye” ama kendileriyle “ciddi düşünmemeye” davet ediyor. Bu noktada, pişkince “Kimse kimseyi istismar etsin denmedi ki, bunun cinsel istismarla ne alakası var” diye sorulabilir? Bu soru, sorunu çarpıtmaktan başka işe yaramayacaktır, çünkü sorun cinsel istismara uğrama potansiyeli kadar cinsel istismara uğramış olmakla alakalıdır, kaldı ki danışanını arzu nesnesi olarak tasarlayıp kamuya açmak da kendi içinde bir cinsel istismardır. Cinsel istismarın, duygudurumu bozukluklarının çoğunda harekete geçirici bir rolü olduğu yadsınamaz. Bu yazı, çoğunluğunun cinsel istismarla bağlantılı travmalarını kendi içinde çözme gücünü kendinde bulamadığı için bir noktada kendini hayata daha sağlıklı biçimde adapte etmek üzere bir ruh sağlığı uzmanına başvuran kadının uzmanın gözünden nasıl göründüğünü ve yazarın yazısına gelen tepkilere gevrek gevrek “şakaydı canım” gibi bir cevap verebildiği düşünülürse, bu bakış açısına sahip bir uzmanı ruh sağlığı alanında denetleyecek bir üst yapının olmadığını, bu eril, heteroseksist, cinsiyetçi bakış açısının uzmanlar arasında serbestçe yüzdüğünü de ne yazık ki gösteriyor.

7 Nisan 2014 Pazartesi

Zor Yazılar Serisi: Taciz

Ulaş

Sanırım 2005 yılıydı. Evet havalar da sıcaktı, mayıs ayıydı. O zaman okuldaki tiyatro çalışmalarına gidiyordum. Üniversitede ikinci öğretime gidiyordum. Okula başlayana kadar akşamları evden dışarı çıkmıyordum. Saat altı, akşam dışarda kalmak için son limitti. Okul başladıktan sonra uzunca bir süre eve tek başıma dönmeye alışamamıştım. Akşam sekiz dokuz bile bana çok geç geliyordu. Otobüs okulun içinden kalksa bile mahalleye geldiğimizde eve giden yolda tedirgin oluyordum. Bazı zamanlar koştuğumu hatırlıyorum.

O yıl ise daha rahattım ama gene de tedirgin oluyordum. Çok geç kalmamak için dokuz arabasına yetiştim. Dokuz buçukta indim otobüsten. Sokakta kimse yoktu. Çalıştırılmaya çalışılan bir araba sesi duydum. Tekrar tekrar deniyordu ama araba en son boğuldu. Ben de gayet hızlı devam ettim. Sonra arabadan biri indi ve rugan ayakkabının asfaltta çarpan sesiydi duyduğum. Hızlı hızlı yürümeye başladı.

6 Ocak 2014 Pazartesi

Zor yazılar serisinin ilki: Tecavüz


Geçen yıl kasım ayında bu yazının başını Ali'ye göndermiştim ve şubat ayında bana şu cevabıyla beraber yazıyı hatırlatmıştı. "Belki yakın zamanda bu yazıyı da tamamlarsın" Bu meseleyi en çok Ali'yle konuşurduk. Yazmanın, ifade etmenin ne kadar zor olduğunu ama zor olduğu kadar da önemli ve gerekli olduğunda hemfikirdik. Hayattayım blogunu da zaten bu amaçla açmıştı. Hayatta kalanların ortak paylaşımları için, dayanışma ve güçlenme için. Benim de peşinden koşacağım açtığım bir dava yok ne yazık ki. Ama teşhir etmenin ve kişinin kendini hazır hissettiğinde yazmasının başka insanlara da destek olacağına inanıyorum. Ben de hayatta kalan biriyim ve hepimizin hikayesi gibi bu da kıymetli. Ali'yle konuştuğumuz yazıyı bitirdim. Paylaşırken hala endişe etsem de artık zamanı geldi diyorum. 

Bu yazı http://cinsel-istismardan-hayatta-kaldim.blogspot.com/ için hazırlanmıştır. 

.......................

Ben... 2011 Mayıs ayının başında ya da sonunda. Tam tarihini hatırlamıyorum. Karıştırıyorum. Ankara’da. Çok yakınımda olan heteroseksüel natrans bir adam tarafından tecavüze uğradım.

28 Mart 2013 Perşembe

Kendime yardım listesi

Aligül

Geri dönüş (flashback) yaşadığım zamanlarda kendime iyi gelecek her şeyi yapmaya çalıştım. Aşağıda bunların bir listesi var. Kronolojik değil, aklıma geldiği şekilde sıraladım. İçlerinden bazılarını sonraki –göğüs ameliyatına karar vermek-  gibi zor durumlarda da kullandım. İçlerinde belki size de uyan birkaç tane olabilir. Buyurun bir göz atın.

25 Mart 2013 Pazartesi

Kısasa Kısas

Aligül

2011 sonbaharında,  ergenlikte yaşadığım cinsel istismarı hatırlatan, yüzleştiren geri dönüşle ilgili pek bir şey yazmamışım. Bırak yazmayı, o günleri tekrar hatırlamaya bile pek cesaretim olmadı. Nasıl başladı pek bilemiyorum. Cinsel arzu duyduğum bir arkadaşımın bazı jestleri, giyim tarzı bir yerden tanıdık gelmeye başladı. Arkasından da bir isim ve o isme ait resim geliyordu. Bir süre buna anlam veremedim. Ne zaman ki yetişkin bir erkeğin çocukken yaşadığı cinsel istismarla ilgili bir çeviri yaparken “beş yaşından sonra annem beni vücuduyla tanıştırdı” cümlesine rastladım,  isim ve ona ait resmi neden gördüğümün bağlantısını kurdum. Ergenliğin başında, kuzenim Yasemin’le aramda geçenlerin adını koyuvermiştim.

1 Mart 2013 Cuma

Rıza İnşası – Bu Tecavüz mü?

Ben Atherton-Zeman  / Ağustos 2006
Çev: Pelin Öztürk 

Partnerinizin seks yapmayı kabul ettiğini nasıl anlarsınız? Sorar mısınız veya hiç cevap vermezse kabul ettiğini mi varsayarsınız? Vücut dilini takip eder misiniz? Kabul etmiyor gibi görünürse “onu rahatlatmaya” çalışır mısınız? Rıza beklemektense belki de rızayı kendiniz “inşa ediyorsunuz”.
Üniversitede öğrenciyken, öncelikli hedefim “ilişki kurmaktı”. Kendimi hiçbir zaman “kötü çocuk” olarak görmedim, elbette bir tecavüzcü olarak da. Ancak geçmişe bakınca, bazı davranışlarımdan utanıyorum. Bu yazıyı bir bakıma diğer genç erkekleri uyarmak için yazıyorum – benim yaptıklarımı yapmayın! 

16 Şubat 2013 Cumartesi

Hayat bu işte!

Benim ismim Murat. 

Hep böyle bir yer aradım yaşadıklarımı anlatmak için ve buldum da galiba. 
 
O gün evde kadınlar günü vardı, ben de dışarda maç yapıyordum. Her zaman eve gitmek istemeyen ben, o gün herkes erken dağılınca, ben de eve gittim ama annem almadı, “git, oyna, ayak altında dolaşma!” dedi.
Kendi başıma oynarken Serhat abi geldi. İnşaatın bodrumunda ölü fare görmüş, çok büyükmüş, koşa koşa gittim. O da peşimden tabii. 

12 Ocak 2013 Cumartesi

Ben yaralandım, namusum değil!

Sohaila Abdulali*, 7 Ocak 2013

Bundan 32 yıl önce, 17 yaşında olduğum ve Bombay'da yaşadığım sıralarda bir grup adamın tecavüzüne uğradım ve ölümden döndüm. Üç yıl sonra tecavüz konusundaki sessizlik ve yanlış kanılara öfkelenip Hindistan'daki bir kadın dergisine, kendi ismimle, yaşadığım tecavüzü anlatan bir yazı yazdım. Yazı kadın hareketinde çok ses getirdi -tabii benim ailemde de- ve sonra sessizce unutuldu.

31 Ekim 2012 Çarşamba

Tecavüz Sonucu Bekâretinizi Kaybetmek

Tecavüze uğramak, her ne koşulda olursa olsun, travmatiktir. Tecavüze uğrayıp bekâretini kaybetmek ise, bu korkunç deneyimi daha da ızdıraplı hâle getirebilir. Bekaret, kişi için birçok açıdan değerli olabilir ve tecavüz sonucu kaybedilmesi bilhassa yıkıcı olabilir.

Kayıp
Bekareti kaybetmek, tarih boyunca birçok kültürde önemli görülmüştür ve bugünün toplumunda da önemli bir geçiş törenidir. Bekaretinizi kaybetmeyi seçmek, hayatınızda önemli bir olaydır ve batı toplumundaki birçok filmde, televizyon programlarında ve kitaplarda önemli bir yeri vardır. Eğer tecavüze uğrayıp bekaretinizi kaybettiyseniz, bu önemli seçimi yapma olanağı elinizden alınmıştır ve bu da büyük bir kayıptır.

Istırabınıza karşı anlayışlı olun: Acıtanlara karşı alternatifler

© 1997-2009, Monika 

Bazen eğlenmeye çalışmak, kendiniz, ihtiyaçlarınız ve arzularınız hakkında daha fazla şey öğrenmek için iyi bir yol olsa da, şu anda bunu yapmak imkânsız olabilir. Bir kere kendini suçlama davranışlarını ve inançlarını bir kenara bıraktığınızda, sizde ruh burkan acı yaratan öz-yıkıcı davranışlarınızı belirginleştiren konuların yüzeye çıktığını fark edebilirsiniz. Plajda oynayıp gülmek için, bu tür bir acıyı bir kenara itebilmek her zaman mümkün olmaz. Bunda sorun yok. Acınıza karşı anlayışlı olun. Şifa bulmaya başlamanıza izin vereceğini düşünerek acınızı kucaklayın. 


4 Eylül 2012 Salı

Tali İncinmeler ve Tali İncinmelerin Üstesinden Gelme Alıştırmaları

© 2006 - Pandora’nın Akvaryumu, Louise 
(Prof.Dr. Aphrodite Matsakis’in I Can’t Get Over It: A Handbook For Trauma Survivors kitabından uyarlanmıştır.)

1. Tali İncinme Karşılıklarını Tanımak

*
İnkâr ve inanmama: “abartıyorsun”, “Hayatta olmaz” ya da en basitinden “İnanmıyorum” cümleleridir. Size bu şekilde karşılık verenler travmanızın gerçek olduğunu inkâr ederler.

*
Önemsememek: inkâr etmek, insanlar anlatınıza inanmaz. Önemsenmediğinizde, insanlar bir travmanız olduğunu inkâr etmezler ama sizin üzerinizdeki etkisini ve olayın önemini küçümserler. “Anlattıkların yolun aşağısındaki kızın başına gelenler kadar büyük değil. Şükretmelisin” gibi bir şey buna örnek olabilir. Kitapta yazar, cinsel olarak karşılık veremeyen bir kadını örnek vermiş ve sevgilisinden alıntı yapmış “küçücük bir tecavüz seni nasıl bu kadar etkiler? Üç dört kere tecavüze uğramış ve hala seksi seven bazı kadınlar tanıyorum” ya da barlara gitmekten korktuğunuz için arkadaşlarınızın alay etmesi de buna bir örnek olabilir.


21 Temmuz 2012 Cumartesi

Oral Tecavüz Sonrası Hayatta Kalmak

© 2008 - Pandora's Aquarium

Cinsel şiddet, saldırı sırasında neler olduğundan bağımsız olarak iyileşmesi zor bir süreç ama oral tecavüz zaten zor olan bu süreci daha da karmaşıklaştırabiliyor.

Oral Tecavüz: Oral Seks Yapmaya Zorlanmak
-Jackie
Tecavüzün en zorlayıcı yanlarından biri bana tecavüz edene oral seks yapmaya zorlanmamdı. Vajinal tecavüzden farklı olarak, istismarın aktif katılımcısıymış gibi hissetmeyi kabullenmek zor olabiliyor. İstemediğimiz ve rızamıza dayanmayan bir eylem olmasına rağmen sahne hala gözümüzde canlanıyor. Bu katılım durumu çoğunlukla dayanılmaz bir utanç hissini de beraberinde getiriyor.

26 Haziran 2012 Salı

İyi bir terapist* nasıl bulunur?

Sidran Institute kısaltılmıştır. 

Terapist ve hayatta kalanın bir işbirliği içerisinde beraber çalışması ve sorumluluk ve uzmanlıklarını paylaşması fikri, hâlâ birçok ruh ve akıl sağlığı düzenlemesi için radikaldir. Fakat travma atlatmış kimseler için bu, birçok açıdan terapide başarıya ulaşmanın anahtarıdır.

Terapist ile hayatta kalan, travma perspektifini paylaştığında birlikte çalışabilirler. Ortak bir perspektif, kendisi hakkında derin bilgiye sahip birey (hayatta kalan) ile iyileşme süreçleri hakkında derin bilgiye sahip birey (terapist) arasında işbirliğini mümkün kılar. Terapist ve hayatta kalan, hayatta kalanın merkezi kaygılarını tanımlamaya çalışır. Hayatını iyileştirmek için birlikte hareket ederler. Tedavi, her ikisinin de aktif katılımını gerektirir. Terapi modeli aynı zamanda bir güçlendirme modelidir de. Terapist açığa çıkarmak üzere işe yarar bilgileri kullanır, ancak hayatta kalanı ilgilendiren her konu hakkında “uzman” ya da “otorite” değildir. Hayat kalan da kendi tedavi ekibinin önemli bir parçasıdır ve ekipteki her bir kişi, hayatta kalanın ilerleyebilmesi için birlikte çalışmak zorundadır. Terapistin hayatta kalana önermesi gereken en önemli dört şey aşağıdaki gibidir: 

28 Mayıs 2012 Pazartesi

Toplu Tecavüz

© 2007 Pandora’nın Akvaryumu, Kristy
İngilizce orijinalinden okumak için tıklayınız.

Tüm saldırı biçimlerinden hayatta kalanların iyileşme süreçlerinde birçok benzerlik olsa da, yine de her biri, içinde kendi iyileşme yolunu taşır.

‘Toplu tecavüz’ terimi, iki veya daha fazla kişi tarafından işlenen cinsel saldırı için kullanılır. Toplu tecavüzden hayatta kalanlar için kayda değer bir literatür eksiği varsa da, bu yalnız olduğunuz anlamına gelmiyor. Toplu tecavüz hakkında yapılmış çeşitli araştırmalar ve istatistikler, aksine, toplu tecavüzün çok sık, her tür koşul altında ve her tür grup tarafından işlenen bir suç olduğunu gösteriyor.

3 Mayıs 2012 Perşembe

Sevgili/Eş Cinsel Saldırısının Uzun ve Kısa Dönem Etkileri

© 2008 Pandora'nın Akvaryumu, Louise

(kadın erkek ilişkisini dikkate alan bir yazı)

Yabancının tecavüzünün gerçek tecavüz olduğu ve sevgili/eş tecavüzünün diğer tecavüz biçimleri kadar ciddi olmadığı ve zararsız olduğu mitleri yüzünden, yaşadıklarınızdan dolayı acı çektiğiniz için kendinizde bir sorun olduğunu düşünüyor olabilirsiniz. Emin olun ki, anormal bir davranışa karşılık, verdiğiniz tepki normal. Çalışmalar, sevgili/es tecavüzünün yabancı tecavüzüne göre, çok daha uzun sureli ve ağır etkileri olduğunu gösteriyor.

Gri alan tecavüzü

© 2006 Pandora’nın Akvaryumu, Stephanie  

Toplumun geneli tarafından inanılan şey, “gerçek tecavüzler” ve bir de “gri alana” düşenler olduğudur. Gri alan tecavüzü; toplumun, tecavüzü, bir yabancı tarafından işlenen sert eylem olarak kurgulamasıyla doğdu. Bu tecavüz anlayışı, tecavüzü destekleyen mitler etrafında örüldü ve bu, hayatta kalanların yaşadıklarını hiç de yansıtmıyor.