Bir hayatta kalandan gelen, yalnız olmadığımızı bir kez daha derinden hissettiren bu güçlendirici e-postayı sizinle de paylaşmak istedik.
---
Bu blogu açmanız çok harika bir şey olmuş. Kendimi bir nebze şanslı hissettim karşılaştığım için. Bunun için sizi çok tebrik etmek ve teşekkür etmek istiyorum. Kendi hikayemi de sizinle paylaşmak isterim. Ama biraz daha hazır olmalıyım sanırım.. ve galiba benimki epey ekstrem.
Biseksüelim. Sürekli psikoloji kitapları okuyorum. Onlardan birinde yazdığına gore, cinsel yönelimim bile bir nevrozdan kaynaklanıyor.. Böyle de kabul edebilirim, önemli değil.
Şu an 27 yaşındayım ve terapistimin söylediğine göre, bütün yaşamımdaki zorluklar işte bu travma ekseninde belirlenmiş. Hayatımın mücadelesini veriyorum, sadece panik atak ve depresyon hastası değilim, insan ilişkilerim ve güven duygum da kendimi bildim bileli çıkmazlardaydı. Uyuşturucu bağımlılığıyla geçen 8 yılın ardından direksiyondakinin ben olduğuma ve kimsenin dönüp özür dilemeyeceğine karar verdim, bir erkek tarafından 3 gün eve kapatılıp dövülünce.. Ama bu sefer esas mücadele başladı, kaçamadığım, halının altına süpüremediğim tüm şeylerle şimdi uğraşıyorum.
Hepimizin hayatları bir şekilde darmaduman olsa da direksiyondaki hala biziz. Yol devam ediyor, arka koltukta sonsuza dek bizimle olacak tonla kötü hatıra bile olsa, belki onları daha değişik görmeyi ve uzlaşmayı öğreniyoruz. Hayatta kaldığımız ve mücadeleye devam ettiğimiz için ve bu süreçte çok fazla şey öğrendiğimiz için bir gün belki şanslı bile hissedebiliriz, ben şu an emin değilim.
Çok teşekkür ederim Türkiye'ye böyle bir blog kazandırdığınız için.
Sevgiler.
DİKKAT!
DİKKAT: Bloga girilmiş çoğu yazı ya çocuklukta yaşanmış cinsel istismar ve tecavüzle ya da ergenlik ve/veya yetişkinlikte yaşanmış tecavüz, cinsel saldırıyla ilgilidir. Bu tür yazıları okurken yaşadığınız olayı/olayları zihninizde tekrar yaşayabilirsiniz. Eski korku ve kaygılarınız yüzeye çıkabilir. Her hangi bir şeyle (ses, görüntü, koku, dokunma, tat) olayla, olaylarla ilgili anılarınız tetiklenebilir, geriye dönüşler (flashback) yaşayabilirsiniz. Böyle durumlarda okumayı bırakmanız, ihtiyaç duyduğunuzda, gücünüzü toplayınca tekrar okmanız iyi olabilir.
açılmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
açılmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2 Temmuz 2015 Perşembe
6 Ocak 2014 Pazartesi
Yeniden merhaba!
Uzun bir ara oldu.
Acıları dönüştürmek bazen aylar, bazen yıllar alıyor.
Acıları dönüştürmek bazen aylar, bazen yıllar alıyor.
Bu ayrılığın
nedenini bilenleriniz var, bilmeyenler için söyleyelim.
Hayattayım
blogunun kurucusu olan Ali yani Aligül, yol arkadaşımız, canımız, 26 Eylül 2013
günü maalesef kanserle mücadele ettiği 1 yılın sonunda aramızdan ayrıldı. Bu
ayrılığın acısını içimizden atmamız, halleşmemiz hiç kolay olmasa da, biliyoruz
ki Ali'yi heyecanlandıran, güçlendiren, dolu dolu gülmesini sağlayan şeylerden
biriydi bu blog.
Her ne kadar zor olsa da, kendi yaşadığı cinsel istismar ve şiddeti tüm açıklığıyla yazmaktan çekinmedi Ali, her konuda yüzleşmeyi çok önemsedi. Bu blog, hem kendisine, hem de yaşadığı cinsel istismar ve cinsel şiddetle mücadele eden, edemeyen, kimseyle konuşamayan, kendini suçlayan bir çok insan için şifa niyetineydi. Kendi hikayeleri ve çevirileriyle renklendirdi, çeşitlendirdi, kendine yardım etmekle kalmadı, dokunabildiği herkese enerjisini ulaştırdı.
Her ne kadar zor olsa da, kendi yaşadığı cinsel istismar ve şiddeti tüm açıklığıyla yazmaktan çekinmedi Ali, her konuda yüzleşmeyi çok önemsedi. Bu blog, hem kendisine, hem de yaşadığı cinsel istismar ve cinsel şiddetle mücadele eden, edemeyen, kimseyle konuşamayan, kendini suçlayan bir çok insan için şifa niyetineydi. Kendi hikayeleri ve çevirileriyle renklendirdi, çeşitlendirdi, kendine yardım etmekle kalmadı, dokunabildiği herkese enerjisini ulaştırdı.
Öyleyse yeniden merhaba,
Ali'nin
direnişinden, aldığımız güçle artık daha iyi biliyoruz ki, birbirimize güç
vermek için, her zaman fiziken hayatta olmak gerekmiyor, bir şeyler filizlendiği
yerden büyümeye devam ediyorsa orada yaşam var demektir.
Herbirimiz için
"hayattayım" demek, yaşamı kucaklamak demek. "ben de varım"
demek, hayatlarımızın, bizi baskılayan koşullara direniş olması demek.
Öyleyse
"hayattayım".
Hayatta
olmaya devam edeceğiz inatla.
Siz de kendi
hikayelerinizi yazarak, çizerek, veya çeviri yaparak bu blogun yaşamasına
destek olmak isterseniz bize yazın.
hayattayim.blog@gmail.com
Etiketler:
açılmak,
cinsel istismar,
dayanışma,
güçlendirme,
güven,
kendine yardım
12 Nisan 2012 Perşembe
Neden söylemedim ki!
© 2009 Pandora’s Project, Katy
İngilizce orijinalinden okumak için tıklayınız.
Bizim
hatamız değil!
Ergen veya yetişkin
olarak geçmişe bakarak sessizliği bozmak için elimize geçen fırsatları
kaçırdığımıza üzülmek çok kolaydır. Bunu yaparken korkmuş/kafası karışmış
çocuğun bakış açısından değil, yetişkin birinin bakış açısından baktığımızı
hatırlamamız gerekir. Çocukken neden söylemediğimizi kendimize hatırlatmamız
gerekir, böylece çocuk halimizi daha çok kabullenebilir, şefkat ve anlayış
gösterebiliriz.
Çocukların cinsel
istismarı bildirmemelerinin birçok nedeni vardır ve çoğu hayatta kalanın[1], söylememesi için birden fazla nedeni
vardır. Bu kesinlikle kapsamlı bir liste değildir ama nedenlerden birkaçı
aşağıda sıralanmıştır. Belki, bir iki tanesini, kendinizinkiyle
özdeşleştirebilirsiniz.
Etiketler:
açılmak,
çocuk cinsel istismarı ve tecavüzü,
güçlendirme,
kendine yardım,
şifa bulmak,
yetişkin
8 Nisan 2012 Pazar
Bu benim anne-oğul cinsel istismar hikâyem
MaleSurvivor –
İsmin vermeyen bir erkek
Bu benim anne-oğul cinsel
istismar[1] hikâyem. Dindar bir ailede, bir sürü sorunu olan bir ailede doğdum. Dışarıda
başka, içeride başka bir şeydik. Aile içinde huzur yoktu. Babam on-sekiz
yaşında kendini dine vermiş ama bunun içki ve sigarayı bırakmasında çok az bir
etkisi olmuştu. Annem, iyi bilinen bir vaizin kızıydı, çok dindar bir aileden
geliyordu ve çevresinin hayranlığını nasıl kabul edeceğini öğrenmişti. Babam
kayınpederine hayrandı ve annemin hor gören yardımıyla, karısının babası gibi
olmaya çalıştı ama pek başaramadı.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)