DİKKAT!

DİKKAT: Bloga girilmiş çoğu yazı ya çocuklukta yaşanmış cinsel istismar ve tecavüzle ya da ergenlik ve/veya yetişkinlikte yaşanmış tecavüz, cinsel saldırıyla ilgilidir. Bu tür yazıları okurken yaşadığınız olayı/olayları zihninizde tekrar yaşayabilirsiniz. Eski korku ve kaygılarınız yüzeye çıkabilir. Her hangi bir şeyle (ses, görüntü, koku, dokunma, tat) olayla, olaylarla ilgili anılarınız tetiklenebilir, geriye dönüşler (flashback) yaşayabilirsiniz. Böyle durumlarda okumayı bırakmanız, ihtiyaç duyduğunuzda, gücünüzü toplayınca tekrar okmanız iyi olabilir.
cinsel yönelim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cinsel yönelim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mart 2018 Pazartesi

10 Maddede Erkeklerin Cinsel İstismarı


  1. Her 4 erkekten en az bir tanesi yaşamları boyunca cinsel istismara maruz kalıyor.

  2. Erkekleri cinsel istismara maruz bırakanların çoğu eşcinsel erkekler değildir.

  3. Erkeklerin, cinsel istismar nedeniyle yaşayabileceği travmanın yoğunluğu bilinen bir gerçekliktir.

  4. Oğlan çocukları, en çok tanıdıkları kişiler tarafından cinsel istismara maruz bırakılıyor.

  5. Cinsel istismar, cinsiyet kimliğini ve cinsel yönelimi belirlemez.

  6. Cinsel istismardan hayatta kalan erkeklerin çoğunluğu fail haline gelmez. 

  7. Hayatta kalan erkeklerin istismar sırasında cinsel uyarılma yaşaması, istismardan sorumlu oldukları anlamına gelmez, suçlu ve sorumlu olan her zaman faildir.

  8. Çocukken cinsel istismara maruz bırakılan erkeklerin, bunu açıklamaları çok uzun yıllar alabilir.

  9. Kadınlar cinsel istismarın hem hayatta kalanı, hem de faili olabilirler.

  10. Oğlanlar ve erkekler de, ticari amaçla cinsel sömürüye maruz bırakılabilir.


* Oğlan, Türkçe'de cinsiyeti erkek olan çocuk anlamına gelir.  

Kaynak: malesurvivor.org

2 Temmuz 2015 Perşembe

Yol devam ediyor..

Bir hayatta kalandan gelen, yalnız olmadığımızı bir kez daha derinden hissettiren bu güçlendirici e-postayı sizinle de paylaşmak istedik. 
---
Bu blogu açmanız çok harika bir şey olmuş. Kendimi bir nebze şanslı hissettim karşılaştığım için. Bunun için sizi çok tebrik etmek ve teşekkür etmek istiyorum. Kendi hikayemi de sizinle paylaşmak isterim. Ama biraz daha hazır olmalıyım sanırım.. ve galiba benimki epey ekstrem.

Biseksüelim. Sürekli psikoloji kitapları okuyorum. Onlardan birinde yazdığına gore, cinsel yönelimim bile bir nevrozdan kaynaklanıyor.. Böyle de kabul edebilirim, önemli değil.

Şu an 27 yaşındayım ve terapistimin söylediğine göre, bütün yaşamımdaki zorluklar işte bu travma ekseninde belirlenmiş. Hayatımın mücadelesini veriyorum, sadece panik atak ve depresyon hastası değilim, insan ilişkilerim ve güven duygum da kendimi bildim bileli çıkmazlardaydı. Uyuşturucu bağımlılığıyla geçen 8 yılın ardından direksiyondakinin ben olduğuma ve kimsenin dönüp özür dilemeyeceğine karar verdim, bir erkek tarafından 3 gün eve kapatılıp dövülünce.. Ama bu sefer esas mücadele başladı, kaçamadığım, halının altına süpüremediğim tüm şeylerle şimdi uğraşıyorum.

Hepimizin hayatları bir şekilde darmaduman olsa da direksiyondaki hala biziz. Yol devam ediyor, arka koltukta sonsuza dek bizimle olacak tonla kötü hatıra bile olsa, belki onları daha değişik görmeyi ve uzlaşmayı öğreniyoruz. Hayatta kaldığımız ve mücadeleye devam ettiğimiz için ve bu süreçte çok fazla şey öğrendiğimiz için bir gün belki şanslı bile hissedebiliriz, ben şu an emin değilim.

Çok teşekkür ederim Türkiye'ye böyle bir blog kazandırdığınız için.

Sevgiler.

13 Aralık 2014 Cumartesi

Çocuklukta Yaşanan Cinsel İstismarın Eşcinselliğe / Biseksüelliğe Neden Olduğu İnanışındaki Problem

© 2009 Pandora's Project, Katy  / Çeviri: İsmigül

Bazı insanlar, eşcinsellik ya da biseksüelliğin, çocuklukta yaşanan cinsel istismar sonucu ortaya çıkan travmadan kaynaklandığına dair bir varsayıma sahiptirler.

LGBT bireylerin çoğu, anlaşılır biçimde, konu cinsel yönelimlerini anlama çabasına geldiğinde, kaçınılmaz soru olan “neden?” veya daha özelinde “neden ben?” diye sorarlar. Ben, şahsen, birçok LGBT bireyin, cinsel yönelimlerinin geçmişte yaşadıkları cinsel istismarın direkt bir sonucu olup olmadığını sorguladıklarına tanık oldum. (Dimock, 1988)

Bilimsel ve sosyal bilimler literatüründe, eşcinsellik için doğrudan bir neden tanımlama iddiasına sahip sayısız araştırmaya rastlamak mümkün. Düzenli olarak test edilen hipotezlerden biri, cinsel istismarın kendisinin, yetişkin eşcinselliğinin nedeni olup olamayacağı üzerine. Bu neticesiz bir araştırmadır; çünkü bazı araştırmalar (Macmillan, 1997; Tomeo et al, 2001; Holmes et al, 1998; Doll et al, 1992; Soukup, 1995; Shrier et al, 1988; Dickson; Finkelhor, 1984)çocuk cinsel istismarı (ÇCİ) ile eşcinsellik arasında direkt bir bağıntı bulurken, bazı başka araştırmalar (Ridley, 2003; Balsam et al 2005; Bell et al, 1981; Hammersmith, 1982; Peters & Cantrall, 1991; Slap, 1998), böyle bir bağıntının varlığını bilhassa reddederler. Açıkça görülen şu ki; bu konu hala belirsizliğini korumakta!