Ben 29 yaşımdayım, bundan yaklaşık 19 sene önce başladı benim hikayem. Van'da oturuyorduk, o zamanlar babam emekli subaydı. Yan komşumuz vardı babamın arkadaşı ve devresi, onların bir oğlu vardı, liseye giden uzunca bir süre onun tacizlerine maruz kaldım. Sık sık onlara ziyarete gider, onlarda bize gelirdi, her ziyaret esnasında benimle oyun oynayacağını eğer kaybedersem pantolonumu ve iç çamaşırımı çıkarmamı, bana bu şekilde ceza vereceğini söylerdi. Ben hep o oyunu kaybederdim. Arkamda o baskıyı hissettiğimde o yaşta anlamazdım bir şey. Yeri gelir bana zorla pornografik şeyler gösterir, yeri gelir zorla cinsel organına dokunmamı isterdi. Biz başka bir şehre taşınana kadar devam etti bu.
Olanları tam olarak idrak edebilmem 13 yaşımda metroda tacize uğradığım zaman oldu, evet 13 yaşında bir erkek çocuğuna taciz etmekten çekinmeyen, o nefes alışlarını ve yüzünü asla unutamayacağım bir şerefsiz.
Ortaokul ve lise dönemlerinde bu yaşadıklarımı parça parça hatırlardım hep, Düşünmemeye çalıştım ama olmadı insanları değişiyle ezik, gerizekalı, içine kapanık ve kimseyle konuşmayan biriydim.
Yaşım yirmiyi geçtiğinde ise hafızam artık o eksik parçaları da tamamlamıştı. Çoğu şeyi hatırlıyordum artık, 8 sene uyuşturucu kullandım yaşadıklarım aklıma gelmemesi ve normal bir insan gibi davranabilmek için. İşe pek yaramazdı zaten.
Uyuşturucuyu kendi irademle bıraktım, şu anda antidepresanlarla ayakta durmaya çalışıyorum ama çok çok zor oluyor artık.
İşte benim hikayem. Hayatımda ilk defa yaşadıklarımı bu şekilde yazıyorum aslında yazmak istediğim sayfalarca şey var, iyi ki varsınız.
DİKKAT!
DİKKAT: Bloga girilmiş çoğu yazı ya çocuklukta yaşanmış cinsel istismar ve tecavüzle ya da ergenlik ve/veya yetişkinlikte yaşanmış tecavüz, cinsel saldırıyla ilgilidir. Bu tür yazıları okurken yaşadığınız olayı/olayları zihninizde tekrar yaşayabilirsiniz. Eski korku ve kaygılarınız yüzeye çıkabilir. Her hangi bir şeyle (ses, görüntü, koku, dokunma, tat) olayla, olaylarla ilgili anılarınız tetiklenebilir, geriye dönüşler (flashback) yaşayabilirsiniz. Böyle durumlarda okumayı bırakmanız, ihtiyaç duyduğunuzda, gücünüzü toplayınca tekrar okmanız iyi olabilir.
zehri akıtıyorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zehri akıtıyorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 Ağustos 2015 Cuma
16 Ekim 2014 Perşembe
Benim hatam değildi!
Masal
7 ya da 8 yaşındayım, kardeşim 4 yaş küçüğüm bisiklette, lakin pedal çeviremiyor minicik o, itiyorum onu, yorulunca da yarasa gibi 3 tekerlekli bisikletin arkasına asılıyorum. Çok eğleniyorum. Bir çocuk, yaşıtım herhalde, komşunun oğlu... sürekli bizi itmek istiyor. Çok rahatsız olduğumu hatırlıyorum, eve gidip hemen o an ya da akşamı “pantolon giymek istiyorum” dediğimi ya da düşündüğümü bir de. Çünkü o çocuk eteğimin altına bakmak için itiyor, eğlenmek için değil. Buna eminim çünkü duyuyorum bu konuşmayı. Anlamsız ama kötü hislerim hatıramda.
Büyüyorum derken... Yaşımı zorlasam da, kendimi hatırlamıyorum. Eve bir sürü 2.el karikatür dergiler gelmiş. Okudum hepsini kare kare, inceledim. Anlamlandıramadığım şeyler de vardı çıplaklık vs. Ve o gece ilk kabusumu gördüm. Bir kedi. Korkunç, kaypak, hain, pis bakışlı. Tırmalıyor yüzümü bedenimi. Çığlık çığlığa, ter içinde uyandım yada uyandırıldım. Korkumu unutmuyorum hala, hissediyorum, unutamıyorum. Dehşete düşmüştüm ve çaresizliğim, zavallılığım cabası. Okuduğum dergilere bağladım, çok sonraları hatırladım.
7 ya da 8 yaşındayım, kardeşim 4 yaş küçüğüm bisiklette, lakin pedal çeviremiyor minicik o, itiyorum onu, yorulunca da yarasa gibi 3 tekerlekli bisikletin arkasına asılıyorum. Çok eğleniyorum. Bir çocuk, yaşıtım herhalde, komşunun oğlu... sürekli bizi itmek istiyor. Çok rahatsız olduğumu hatırlıyorum, eve gidip hemen o an ya da akşamı “pantolon giymek istiyorum” dediğimi ya da düşündüğümü bir de. Çünkü o çocuk eteğimin altına bakmak için itiyor, eğlenmek için değil. Buna eminim çünkü duyuyorum bu konuşmayı. Anlamsız ama kötü hislerim hatıramda.
Büyüyorum derken... Yaşımı zorlasam da, kendimi hatırlamıyorum. Eve bir sürü 2.el karikatür dergiler gelmiş. Okudum hepsini kare kare, inceledim. Anlamlandıramadığım şeyler de vardı çıplaklık vs. Ve o gece ilk kabusumu gördüm. Bir kedi. Korkunç, kaypak, hain, pis bakışlı. Tırmalıyor yüzümü bedenimi. Çığlık çığlığa, ter içinde uyandım yada uyandırıldım. Korkumu unutmuyorum hala, hissediyorum, unutamıyorum. Dehşete düşmüştüm ve çaresizliğim, zavallılığım cabası. Okuduğum dergilere bağladım, çok sonraları hatırladım.
Etiketler:
cinsel istismar,
cinsel şiddet,
cinsel taciz,
çocuğun cinsel istismarı,
çocuk cinsel istismarı ve tecavüzü,
çocuk istismarı,
dokunulmak,
geri dönüşler,
yalnızlık,
yüzleşme,
zehri akıtıyorum
9 Ağustos 2014 Cumartesi
Psikolojik ve Psikiyatrik Tedavi Gören Cinsel İstismardan Hayatta Kalanlar İçin Çağrı
Bu çağrı, uzun zamandır cinsel istismar ve ruh sağlığı uzmanlığı alanında bu sorunun ele alınması üzerine kafa patlatan bir kişi tarafından 27 Temmuz 2014 tarihinde Radikal’de yayımlanan Dr. Alper Hasanoğlu’nun “Borderline kadın…” adlı yazısının bardağı taşıran son damla olduğu düşünülerek kaleme alınmıştır.
Bu yazı, ruh sağlığı alanının cinsel istismara uğrayan kişiler söz konusu olduğunda Türkiye’nin ne kadar tehlikeli sularda yüzdüğünü ortaya koyuyor. Dr. Hasanoğlu, yazısında borderline rahatsızlığı otoritesine dayanarak ve argümanına hiçbir kaynak göstermeden “kadınlarda daha yaygın olmasına” bağladıktan sonra “sağlıklı” erkekleri borderline bozukluğa sahip kadınları “keşfetmeye” ama kendileriyle “ciddi düşünmemeye” davet ediyor. Bu noktada, pişkince “Kimse kimseyi istismar etsin denmedi ki, bunun cinsel istismarla ne alakası var” diye sorulabilir? Bu soru, sorunu çarpıtmaktan başka işe yaramayacaktır, çünkü sorun cinsel istismara uğrama potansiyeli kadar cinsel istismara uğramış olmakla alakalıdır, kaldı ki danışanını arzu nesnesi olarak tasarlayıp kamuya açmak da kendi içinde bir cinsel istismardır. Cinsel istismarın, duygudurumu bozukluklarının çoğunda harekete geçirici bir rolü olduğu yadsınamaz. Bu yazı, çoğunluğunun cinsel istismarla bağlantılı travmalarını kendi içinde çözme gücünü kendinde bulamadığı için bir noktada kendini hayata daha sağlıklı biçimde adapte etmek üzere bir ruh sağlığı uzmanına başvuran kadının uzmanın gözünden nasıl göründüğünü ve yazarın yazısına gelen tepkilere gevrek gevrek “şakaydı canım” gibi bir cevap verebildiği düşünülürse, bu bakış açısına sahip bir uzmanı ruh sağlığı alanında denetleyecek bir üst yapının olmadığını, bu eril, heteroseksist, cinsiyetçi bakış açısının uzmanlar arasında serbestçe yüzdüğünü de ne yazık ki gösteriyor.
Bu yazı, ruh sağlığı alanının cinsel istismara uğrayan kişiler söz konusu olduğunda Türkiye’nin ne kadar tehlikeli sularda yüzdüğünü ortaya koyuyor. Dr. Hasanoğlu, yazısında borderline rahatsızlığı otoritesine dayanarak ve argümanına hiçbir kaynak göstermeden “kadınlarda daha yaygın olmasına” bağladıktan sonra “sağlıklı” erkekleri borderline bozukluğa sahip kadınları “keşfetmeye” ama kendileriyle “ciddi düşünmemeye” davet ediyor. Bu noktada, pişkince “Kimse kimseyi istismar etsin denmedi ki, bunun cinsel istismarla ne alakası var” diye sorulabilir? Bu soru, sorunu çarpıtmaktan başka işe yaramayacaktır, çünkü sorun cinsel istismara uğrama potansiyeli kadar cinsel istismara uğramış olmakla alakalıdır, kaldı ki danışanını arzu nesnesi olarak tasarlayıp kamuya açmak da kendi içinde bir cinsel istismardır. Cinsel istismarın, duygudurumu bozukluklarının çoğunda harekete geçirici bir rolü olduğu yadsınamaz. Bu yazı, çoğunluğunun cinsel istismarla bağlantılı travmalarını kendi içinde çözme gücünü kendinde bulamadığı için bir noktada kendini hayata daha sağlıklı biçimde adapte etmek üzere bir ruh sağlığı uzmanına başvuran kadının uzmanın gözünden nasıl göründüğünü ve yazarın yazısına gelen tepkilere gevrek gevrek “şakaydı canım” gibi bir cevap verebildiği düşünülürse, bu bakış açısına sahip bir uzmanı ruh sağlığı alanında denetleyecek bir üst yapının olmadığını, bu eril, heteroseksist, cinsiyetçi bakış açısının uzmanlar arasında serbestçe yüzdüğünü de ne yazık ki gösteriyor.
Etiketler:
cinsel istismar,
cinsel saldırı,
cinsel şiddet,
cinsel taciz,
iyileşmek,
kendine yardım,
psikiyatrik tedavi,
psikolog,
psikoloji,
psikolojik tedavi,
şifa bulmak,
tecavüz,
terapi,
terapist,
zehri akıtıyorum
6 Ocak 2014 Pazartesi
Zor yazılar serisinin ilki: Tecavüz
Geçen yıl kasım ayında bu yazının başını
Ali'ye göndermiştim ve şubat ayında bana şu cevabıyla beraber yazıyı
hatırlatmıştı. "Belki yakın zamanda bu yazıyı da tamamlarsın" Bu
meseleyi en çok Ali'yle konuşurduk. Yazmanın, ifade etmenin ne kadar zor
olduğunu ama zor olduğu kadar da önemli ve gerekli olduğunda hemfikirdik.
Hayattayım blogunu da zaten bu amaçla açmıştı. Hayatta kalanların ortak
paylaşımları için, dayanışma ve güçlenme için. Benim de peşinden koşacağım
açtığım bir dava yok ne yazık ki. Ama teşhir etmenin ve kişinin kendini hazır
hissettiğinde yazmasının başka insanlara da destek olacağına inanıyorum. Ben de
hayatta kalan biriyim ve hepimizin hikayesi gibi bu da kıymetli. Ali'yle
konuştuğumuz yazıyı bitirdim. Paylaşırken hala endişe etsem de artık zamanı
geldi diyorum.
Bu yazı http://cinsel-istismardan-hayatta-kaldim.blogspot.com/ için hazırlanmıştır.
.......................
Ben...
2011 Mayıs ayının başında ya da sonunda. Tam tarihini hatırlamıyorum.
Karıştırıyorum. Ankara’da. Çok yakınımda olan heteroseksüel natrans bir adam
tarafından tecavüze uğradım.
Etiketler:
cinsel saldırı,
cinsel şiddet,
flört tecavüzü,
gücü kendinden yazılar,
iyileşmek,
kendine yardım,
korkmak,
sevgili-eş tecavüzü,
tecavüz,
trans erkek,
transseksüel,
yüzleşme,
zehri akıtıyorum
16 Şubat 2013 Cumartesi
Hayat bu işte!
Benim ismim Murat.
Hep böyle bir yer aradım yaşadıklarımı anlatmak için ve buldum da galiba.
Hep böyle bir yer aradım yaşadıklarımı anlatmak için ve buldum da galiba.
O gün evde kadınlar günü vardı, ben de
dışarda maç yapıyordum. Her zaman eve gitmek istemeyen ben, o gün herkes erken
dağılınca, ben de eve gittim ama annem almadı, “git, oyna, ayak altında
dolaşma!” dedi.
Kendi başıma oynarken Serhat abi geldi. İnşaatın bodrumunda ölü
fare görmüş, çok büyükmüş, koşa koşa gittim. O da peşimden
tabii.
Etiketler:
birden fazla fail,
cinsel saldırı,
cinsel taciz,
çocuk cinsel istismarı ve tecavüzü,
erkek,
mahalle,
seks,
şifa bulmak,
tanıdık,
toplu tecavüz,
yalnızlık,
yetişkin,
zehri akıtıyorum
28 Nisan 2012 Cumartesi
Pandoranın Açılan Saçılan Kutusu
Aligül, 27 Kasım 2011
1
Eş zamanlı üç şey oldu. Birincisi; bir kadına duyduğum hislerin karşılığının olup olmadığını anlamaya çalışıyordum. Benden hoşlanıyor muydu, hoşlanmıyor muydu? Geçmişte de kadınlara âşık oldum, çoğunda da bana karşı bir şey hissetmedikleri cevabını aldım. Üzüldüm. Bir süre sonra hislerim geçti, bazıları arkadaşım, dostum olarak hayatımda yer almaya devam ettiler. Ret edilmek, zorlandığım ama nasıl başa çıkacağımı bildiğim bir şeydi.
İkincisi; bir süredir yapmayı bıraktığım cinsel istismar üzerine çevirileri yeniden yapmaya başlamıştım. Beni etkilemeyeceğini düşündüğüm bir metindi, “benim anne-oğul ensest hikâyem.”
Eş zamanlı üç şey oldu. Birincisi; bir kadına duyduğum hislerin karşılığının olup olmadığını anlamaya çalışıyordum. Benden hoşlanıyor muydu, hoşlanmıyor muydu? Geçmişte de kadınlara âşık oldum, çoğunda da bana karşı bir şey hissetmedikleri cevabını aldım. Üzüldüm. Bir süre sonra hislerim geçti, bazıları arkadaşım, dostum olarak hayatımda yer almaya devam ettiler. Ret edilmek, zorlandığım ama nasıl başa çıkacağımı bildiğim bir şeydi.
İkincisi; bir süredir yapmayı bıraktığım cinsel istismar üzerine çevirileri yeniden yapmaya başlamıştım. Beni etkilemeyeceğini düşündüğüm bir metindi, “benim anne-oğul ensest hikâyem.”
Etiketler:
çocuk cinsel istismarı ve tecavüzü,
hala kızının tacizi,
korkmak,
yetişkin,
zehri akıtıyorum
Zehir zemberek
Aligül, 22 Ocak 2011
Bir gün yine her zamanki gibi uzun süre bisiklete bindim,
sonra da plaja yüzmeye gittim. Dubaların açığında sal vardı oraya kadar yüzdüm.
Birkaç kere atlayıp yüzdükten sonra dinlenmek için sala çıktım ve uzandım.
Bacaklarımda önce gıdıklanma gibi bir şey hissettim ama umursamadım. Sonra o
şeyin bir el olduğunu fark ettim, popomun altında ilerliyordu. Biraz korktum
ama bedenime dokunulmasından hoşlanmıştım. Ne olacağını merak ediyordum.
Dokuz veya on yaşındaydım. Ailemle beş yaşından beri
her yaz İstanbul’un Anadolu yakasında, Tuzla’ya yakın Bayramoğlu’nda yazlığa
giderdik ve okul açılana kadar da orada kalırdık. Dersler bitip, okul kapanınca
soluğu orada alırdık. Bütün gün bisiklete biner, denize girerdim. Kışlık evde
üç kişiydik ama yazın halamlar gelince sayımız sekize çıkardı. O yaz yine böyle
kalabalıktık.
Etiketler:
çocuk cinsel istismarı ve tecavüzü,
erkek,
korkmak,
seks,
şifa bulmak,
yabancı,
zehri akıtıyorum
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)