DİKKAT!

DİKKAT: Bloga girilmiş çoğu yazı ya çocuklukta yaşanmış cinsel istismar ve tecavüzle ya da ergenlik ve/veya yetişkinlikte yaşanmış tecavüz, cinsel saldırıyla ilgilidir. Bu tür yazıları okurken yaşadığınız olayı/olayları zihninizde tekrar yaşayabilirsiniz. Eski korku ve kaygılarınız yüzeye çıkabilir. Her hangi bir şeyle (ses, görüntü, koku, dokunma, tat) olayla, olaylarla ilgili anılarınız tetiklenebilir, geriye dönüşler (flashback) yaşayabilirsiniz. Böyle durumlarda okumayı bırakmanız, ihtiyaç duyduğunuzda, gücünüzü toplayınca tekrar okmanız iyi olabilir.
korkmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
korkmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ocak 2014 Pazartesi

Zor yazılar serisinin ilki: Tecavüz


Geçen yıl kasım ayında bu yazının başını Ali'ye göndermiştim ve şubat ayında bana şu cevabıyla beraber yazıyı hatırlatmıştı. "Belki yakın zamanda bu yazıyı da tamamlarsın" Bu meseleyi en çok Ali'yle konuşurduk. Yazmanın, ifade etmenin ne kadar zor olduğunu ama zor olduğu kadar da önemli ve gerekli olduğunda hemfikirdik. Hayattayım blogunu da zaten bu amaçla açmıştı. Hayatta kalanların ortak paylaşımları için, dayanışma ve güçlenme için. Benim de peşinden koşacağım açtığım bir dava yok ne yazık ki. Ama teşhir etmenin ve kişinin kendini hazır hissettiğinde yazmasının başka insanlara da destek olacağına inanıyorum. Ben de hayatta kalan biriyim ve hepimizin hikayesi gibi bu da kıymetli. Ali'yle konuştuğumuz yazıyı bitirdim. Paylaşırken hala endişe etsem de artık zamanı geldi diyorum. 

Bu yazı http://cinsel-istismardan-hayatta-kaldim.blogspot.com/ için hazırlanmıştır. 

.......................

Ben... 2011 Mayıs ayının başında ya da sonunda. Tam tarihini hatırlamıyorum. Karıştırıyorum. Ankara’da. Çok yakınımda olan heteroseksüel natrans bir adam tarafından tecavüze uğradım.

14 Mart 2013 Perşembe

Yüzleşmeler

Yüzleşmede, çocukken sizi incitmiş kişilerin karşısına, bir yetişkin olarak çıkıp yüz yüze gelirsiniz. Yaşadığınız şeyi cinsel istismar olarak adlandırırsınız, duygularınızı ifade eder ve istismar edenin (kadın/erkek) sizi hangi yönlerden etkilediğini konuşursunuz. Yüzleşmeler, kendi gücünüz ve etkiniz olduğunu öğrendiğiniz için, inanılmaz şekilde güçlendirici olabilir. Doğruyu söyleme özgürlüğünü ve sizi bağlayan sessizliği kırma deneyimini yaşarsınız. Yüzleşmeler, size geçmişiniz hakkında bilgi alma olanağı sağlarken, bugünün çocuklarını korur. Şifa bulmanızda destek sağlar ve kendinize zarar veren ilişkilere bağladığınız suni umutlardan vazgeçmenizi sağlar. 

28 Nisan 2012 Cumartesi

kent taç dis! (buna dokunamazsın!)

Aligül, 25 Ekim 2011

Son zamanlarda hem deneyimlerim hem de terapi kitabı beni “dokunmak” ve “dokunulmak” üzerine düşünmeye sevk etti. Kimlere dokunuyorum? Kimlerin bana dokunmasına izin veriyorum? Hangi hislerle dokunuyorum? Bir sürü soru geliyor aklıma. Dokunmak beş duyu organından biri olarak tanımlanıyor. Fil hafızası diye buna derler işte, nerden hatırladıysam! Trans olmak, kadınlardan hoşlanıyor olmam ve çocukluğumda yaşadığım birkaç travma bedenimle ve başka bedenlerle olan ilişkimi tamamen değiştirmiş. Tabii ki hep aynı kalmıyorum. Kimse kalmıyor, hepimiz bir değişimin devinimin içindeyiz. Benim hayatımda da toslayıp durduğum duvarlar alçalıyor, canımı acıtan olaylar etkilerini yitiriyorlar.

Utanmadan cinsel istismara uğradım diyebilmek

Aligül, 20 Ekim 2011

Bu senenin başında on yaşındayken uğradığım cinsel istismarın detaylarını anlatan bir yazı yazmış ve bloğuma koymuştum. Şimdi de bu yüzleşmeyi neden ve nasıl yaptığımdan bahsetmek istiyorum. Bu süreçler biraz sancılı oluyor ama aydınlık bir yere varıyor olması –ya da varma umudu- insanı iyi hissettiriyor. Biraz da hayatını ve cinselliğini geri alma ve mağdur ezikliğinden çıkma çabası.
 
Hayatımın uzunca bir bölümünü puslu bir havada geçirdim. Bazı cinsel istismar olaylarında olduğu gibi, mesele hatırlamamak değil, unutmaya çalışmaktı. Kendimin bir özelliğimi –mesela kadınlardan hoşlandığımı veya trans olduğumu- kabul edemediğim zamandaki gibi davranıyordum. Açığa çıkması gereken, beni rahatsız eden bir şey vardı. Diğerlerinden farkı bunu hatırlamak veya farkına varmak istemiyor oluşumdu.

Pandoranın Açılan Saçılan Kutusu

Aligül, 27 Kasım 2011

1

Eş zamanlı üç şey oldu. Birincisi; bir kadına duyduğum hislerin karşılığının olup olmadığını anlamaya çalışıyordum. Benden hoşlanıyor muydu, hoşlanmıyor muydu? Geçmişte de kadınlara âşık oldum, çoğunda da bana karşı bir şey hissetmedikleri cevabını aldım. Üzüldüm. Bir süre sonra hislerim geçti, bazıları arkadaşım, dostum olarak hayatımda yer almaya devam ettiler. Ret edilmek, zorlandığım ama nasıl başa çıkacağımı bildiğim bir şeydi.

İkincisi; bir süredir yapmayı bıraktığım cinsel istismar üzerine çevirileri yeniden yapmaya başlamıştım. Beni etkilemeyeceğini düşündüğüm bir metindi, “benim anne-oğul ensest hikâyem.”

Zehir zemberek

Aligül, 22 Ocak 2011

Dokuz veya on yaşındaydım. Ailemle beş yaşından beri her yaz İstanbul’un Anadolu yakasında, Tuzla’ya yakın Bayramoğlu’nda yazlığa giderdik ve okul açılana kadar da orada kalırdık. Dersler bitip, okul kapanınca soluğu orada alırdık. Bütün gün bisiklete biner, denize girerdim. Kışlık evde üç kişiydik ama yazın halamlar gelince sayımız sekize çıkardı. O yaz yine böyle kalabalıktık.
Bir gün yine her zamanki gibi uzun süre bisiklete bindim, sonra da plaja yüzmeye gittim. Dubaların açığında sal vardı oraya kadar yüzdüm. Birkaç kere atlayıp yüzdükten sonra dinlenmek için sala çıktım ve uzandım. Bacaklarımda önce gıdıklanma gibi bir şey hissettim ama umursamadım. Sonra o şeyin bir el olduğunu fark ettim, popomun altında ilerliyordu. Biraz korktum ama bedenime dokunulmasından hoşlanmıştım. Ne olacağını merak ediyordum.