DİKKAT!

DİKKAT: Bloga girilmiş çoğu yazı ya çocuklukta yaşanmış cinsel istismar ve tecavüzle ya da ergenlik ve/veya yetişkinlikte yaşanmış tecavüz, cinsel saldırıyla ilgilidir. Bu tür yazıları okurken yaşadığınız olayı/olayları zihninizde tekrar yaşayabilirsiniz. Eski korku ve kaygılarınız yüzeye çıkabilir. Her hangi bir şeyle (ses, görüntü, koku, dokunma, tat) olayla, olaylarla ilgili anılarınız tetiklenebilir, geriye dönüşler (flashback) yaşayabilirsiniz. Böyle durumlarda okumayı bırakmanız, ihtiyaç duyduğunuzda, gücünüzü toplayınca tekrar okmanız iyi olabilir.
şifa bulmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şifa bulmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ocak 2018 Pazar

Çocukken Cinsel İstismara Maruz Bırakılmak ASLA Sizin Hatanız Olamaz

© 2009 Pandora’s Project  - Yazan: Katy
Çeviri: Alil, 2012

 

Çocuk istismarından hayatta kalanlar olarak, başkasının neden olduğu acılardan çoğu zaman kendimizi sorumlu tutarak büyüyoruz. 

 

Benim hatam olmadığını hiç ama hiç sorgulamadığımı biliyorum. İstismarın benim yaptığım ya da yapmadığım bir şey yüzünden olduğuna inanacak şekilde yetiştirildim ve bu bana göre dünyanın yuvarlak olması kadar gerçekti. Çocuklar olarak “yetişkinlerin her şeyi bildiğine” inandırılarak büyütülüyoruz. Dolayısıyla birisi sizin suçunuz olduğunu söylese (veya bir şekilde ima etse) nihayetinde inanırsınız. Bir şeyi çok uzun süre düşünürseniz, kurduğunuz cümlenin doğrululuğunu sorgulamazsınız bile. Suçlu olan benim, bitti.

Aksine bitmemiştir. Hayatın boyunca kendini suçlamak için yaptığın tüm varsayımların doğruluğunu sorgulayabildiğin noktaya geldiğinde, bu varsayımların hiçbir doğruluk içermediğini anlamaya başlıyorsun. Suçlu olduğuna dair ne kadar neden bulursan bul, daha yakından incelediğinde onların hiç biri savunulamaz - çünkü bir çocuk hiçbir zaman suçlanamaz.

27 Ağustos 2017 Pazar

ÖZ YARDIM: Tetikleyicilerle başa çıkmak

Nurgül Öztürk - Psikolog




Öz-yardım; özellikle ruh sağlığımızı ilgilendiren konularda kendimize bakabilmenin, şifa bulmanın mümkün olduğunu; başkasına ihtiyaç duymadan da uygulayabileceğimiz bize iyi gelecek kişisel yöntemler bulunduğunu hatırlamamızı sağlayan, ruha iyi gelen bir kelime olarak düşünülebilir :)

Ruha iyi gelen kişisel yöntemler ve ihtiyacımız olan güçlendirici eylemler, her birimiz için çeşitlilik gösterebilir. Bu nedenle bir başkasından gelecek desteğe ve dayanışmaya ya da profesyonel bir yardıma duyduğumuz ihtiyaç kadar; biz de kendimize destek olabilir, kendimizi sevebilir ve ona iyi bakabiliriz. Hangi yöntemin bize iyi hissettirdiğini, şifa verdiğini deneyerek bulabilir; bunun yanında çeşitli kaynaklardaki önerilerden yararlanabiliriz. Toprakla ilgilenmek, yürüyüşe çıkmak, bir deniz kenarında avazımız çıktığı kadar bağırmak, müzik dinlemek, sakız çiğnemek, insana karışmak, yalnız kalmak.. ruhumuza iyi gelecek, bize şifa verebilecek sayısız eylemlerden bazıları olabilir. Bu yazının amacı ise; özellikle şiddetle ilgili konularda okuduğumuz metinlerden ya da gördüğümüz imajlardan olumsuz etkilendiğimiz ya da tetiklendiğimiz durumlarda; kendimiz için neler yapabileceğimize dair öneriler sunmak ve kendimize bu anlarda daha çok yardım edebilmenin yollarını açmak ;)

Ruhsal travmaya sebep olabilecek yaşantıların en bilinenleri arasında sevilen bir yakının kaybı, doğal afetler, savaş, işkence, ayrımcılığa maruz bırakılma, zorla yerinden edilme, cinsel istismar ve cinsel şiddet eylemleri vardır. Fakat unutmayalım ki travma kişisel bir deneyimdir; travmatik bir olay yaşayan her birey ruhsal travma geliştirmeyebilir. Bir kişide üstesinden gelmekte zorlandığı, duygusal hasar yaratan bir yaşantı; bir başka kişi için aynı yoğunlukta zorlayıcı olmayabilir. Ruhsal travmalar; yaşanan olayın gerçekleşme şekli ve duygusal ağırlığına bağlı olduğu kadar; kişinin bakış açısı, baş etme süreçleri, sahip olduğu dayanışma ağları ve çevresel koşullarla da ilgilidir.

18 Kasım 2016 Cuma

Bir Çocuk İstismar Edildiğini Açıklarsa Çocukla Nasıl İletişim Kurulmalıdır?

  1. Çocukla bire bir konuşmak için özel bir mekan bulun. Bu mekan, konuşmanızın kesilmeyeceğinden emin olacağınız bir yer olsun.
  2. Siz masanın arkasında çocuk da karşınızda sandalyede oturmasın. Onu sakinleştirmek için çocuğun yanına oturun.
  3. Çocuktan izin almadan ona dokunmayın. İzinsiz dokunmanız ona istismar olayını hatırlatabilir.
  4. Çocuğu açıklıkla ve sakince dinleyin. Çocuk sizinle istismarı paylaşırken tepkileriniz hayati önem taşımaktadır. Bu esnada duygularınızı, mimiklerinizi ve beden dilinizi kontrol edin. Çocuğun size anlatacakları ve muayene sonucu görecekleriniz sizi şok edebilir. Gördüklerinizi ve duyduklarınızı sakin karşılayabilmeniz çocuğu desteklemek için önemlidir. Çocuğu dinleyin ve kendisi için önemli olan konuları siz herhangi bir soru sormadan anlatmasına izin verin. Tüm ilginizi çocuğa verin. Bazen çocuğun sizinle sır olarak paylaşmak istediği şey bir istismar olmayabilir. Ebeveynlerin boşanma süreci, ilişki problemi ve veya farklı nedenlerden dolayı yaşadığı ruhsal zorluklar olabilir. Yönlendirici olmadan kendini rahat ifade etmesine izin vermek gerekir.
  5. Çocuğun dilinden konuşun: Çocuğun anlayamayacağı kelimeleri kullanmayın. Çocuğun yaşadıklarını paylaşırken kullandığı kelimeleri kullanın. Bu özellikle cinsel istismarla ilgili konuşmalarda çok önemlidir: Çocuğa anlaşıldığı duygusunu yaşatır.
  6. Çocuğu yaşadığı olayları anlatması için cesaretlendirin: Yaşadığı olayları anlatması için ona destek olun fakat vermek istemediği ayrıntılar için asla zorlamayın, baskı yapmayın ve yönlendirmeyin.
  7. Çocuk yaşadıklarını sizinle paylaşırken ona şunları söyleyin: “Sana inanıyorum”, “Bana söylediğine çok memnun oldum”, “Bu senin hatan değil”, “İstismar doğru bir şey değil”.
  8. Çocuğa açıklama yaparak mümkünse çocukla görüşmenizi kaydedin: Çocuğun anlattığı olayları ve kelimeleri yazın. Eğer bu çocuğu olumsuz etkileyecekse veya etkiliyorsa devam etmeyin.
  9. Çocuğu, yaşadığı istismarı paylaştığı için takdir edin. Eğer çocuk dolaylı bir şekilde istismardan söz ediyorsa (örneğin; birinin başına geldi gibi), çocuğu yaşadıklarını anlatması yönünde teşvik edin.
  10. İstismarı bildirmek için okul/kuruluş ya da yerel çocuk koruma kurumlarına/ yetkililere (rehber öğretmene) haber verin.
  11. Gizliliğe saygı gösterin: İstismar olayını okulda bu konuda sorumlu kişi dışında başka biriyle konuşmayın. Bunu böyle yapacağınızın bilgisini çocuğa da verin.

    ---
    Bu içerik, Mor Çatı'nın "Çocuk İhmalini ve İstismarını Önlemek Elimizde! Sessiz Kalma, Suça Ortak Olma!" broşüründen alınmıştır. Broşürün tamamını okumak için buraya tıklayın.

    2 Temmuz 2015 Perşembe

    Yol devam ediyor..

    Bir hayatta kalandan gelen, yalnız olmadığımızı bir kez daha derinden hissettiren bu güçlendirici e-postayı sizinle de paylaşmak istedik. 
    ---
    Bu blogu açmanız çok harika bir şey olmuş. Kendimi bir nebze şanslı hissettim karşılaştığım için. Bunun için sizi çok tebrik etmek ve teşekkür etmek istiyorum. Kendi hikayemi de sizinle paylaşmak isterim. Ama biraz daha hazır olmalıyım sanırım.. ve galiba benimki epey ekstrem.

    Biseksüelim. Sürekli psikoloji kitapları okuyorum. Onlardan birinde yazdığına gore, cinsel yönelimim bile bir nevrozdan kaynaklanıyor.. Böyle de kabul edebilirim, önemli değil.

    Şu an 27 yaşındayım ve terapistimin söylediğine göre, bütün yaşamımdaki zorluklar işte bu travma ekseninde belirlenmiş. Hayatımın mücadelesini veriyorum, sadece panik atak ve depresyon hastası değilim, insan ilişkilerim ve güven duygum da kendimi bildim bileli çıkmazlardaydı. Uyuşturucu bağımlılığıyla geçen 8 yılın ardından direksiyondakinin ben olduğuma ve kimsenin dönüp özür dilemeyeceğine karar verdim, bir erkek tarafından 3 gün eve kapatılıp dövülünce.. Ama bu sefer esas mücadele başladı, kaçamadığım, halının altına süpüremediğim tüm şeylerle şimdi uğraşıyorum.

    Hepimizin hayatları bir şekilde darmaduman olsa da direksiyondaki hala biziz. Yol devam ediyor, arka koltukta sonsuza dek bizimle olacak tonla kötü hatıra bile olsa, belki onları daha değişik görmeyi ve uzlaşmayı öğreniyoruz. Hayatta kaldığımız ve mücadeleye devam ettiğimiz için ve bu süreçte çok fazla şey öğrendiğimiz için bir gün belki şanslı bile hissedebiliriz, ben şu an emin değilim.

    Çok teşekkür ederim Türkiye'ye böyle bir blog kazandırdığınız için.

    Sevgiler.

    31 Mayıs 2015 Pazar

    Benim "Kirli" Küçük Sırrım



    Bu video Ocak 2012'de Scott Johnson tarafından yayınlandı.

    Çocuklukta yaşadığı cinsel istismarı ve özellikle erkek hayatta kalanların açılmasının ne kadar zor olduğunu anlattığı, cinsel şiddetin görünür olmasına ön ayak olan, bu güçlendirici videoyu Türkçe altyazı ile tekrar yayınladık.

    Her yerde paylaşalım, sesimizi duyuralım.
     ---
    Çeviri: Özge

    6 Ekim 2014 Pazartesi

    Tecavüz ve Cinsel İstismardan Sonra Cinselliğini Yeniden Kazanmak

    © 2008 Pandora’s Aquarium, Ash / Çeviri: Özge

    Cinsel şiddet sonrası hayatta kalanların bir çoğu cinsellikte ve yakın ilişkide zorluklar yaşar. Nasıl doğal hissettiğinizi hatırlamanız önemli; çok travmatik bir şeyden sonra otomatik olarak iyileşmiş olmak zorunda hissetmemeliyiz. Tüm hayatta kalanlar farklı hızlarda iyileşir ve cinsel şifa süreci de buna dahil. İstediğiniz zaman cinsel şifa üzerine çalışmaya başlayabilseniz de, birçok insan şifanın diğer alanlarında ilerleme kaydedene kadar beklemeyi daha kolay bulur. Genellikle, altta yatan sorunları ele almanın cinsel şifa sürecinizde etkisi büyük olur. Kendinizi zorlamayın – Belli bir zaman çerçevesi yok, şifa bulmak için arzu duymak ve bu konuda çalışmaya istekli olmak çok önemli.

     

    Sağlıklı bir seks hayatını hakettiğinizi farkedin

    Kulağa oldukça basit geliyor, ama cinsel şiddet sonrası hayatta kalanlara ister istemez öyle gelmez. Bir çok hayatta kalan, tecavüze maruz bırakıldığı için seks yapmak istememesi gerektiğini hisseder. Kendisine karşı korkunç bir şekilde kullanılan şeylerden hoşlanmanın yanlış olduğunu hissedebilir. Tecavüzle seksi ayırmanın, seksi istemenin ve başlatmanın tamamen makul olduğunu kabullenmenin bir yolunu bulmak önemlidir.

    26 Eylül 2014 Cuma

    Yalnız değiliz hiçbirimiz.. İyi ki..

    Eksik kalan yanımı tamamladınız sanki.

    Benim yaşadıklarımı kimsenin yaşamasını istemezdim tabi ama inceleyince blogu bir tuhaf oldum, içim acıdı, size sımsıkı sarılmak istedim.

    Gitmek beni iyileştirdi, hep gittim ve gitmeye devam ediyorum. Siz kimsiniz bilmiyorum ama gittiğim için kötü hissettim ilk defa kendimi, keske sizi bulsaydım yanınızda olsaydım. Benim için gitmek iyice zorlaştı şimdi ..

    Çok uzakta olacak olsam da, hep sizinleyim ben.. Yalnız değiliz hiçbirimiz.

    Ne diyeceğimi bilemiyorum, iyi ki var bu blog iyi ki...

    - Erkek Bir Hayatta Kalan

    9 Ağustos 2014 Cumartesi

    Psikolojik ve Psikiyatrik Tedavi Gören Cinsel İstismardan Hayatta Kalanlar İçin Çağrı

    Bu çağrı, uzun zamandır cinsel istismar ve ruh sağlığı uzmanlığı alanında bu sorunun ele alınması üzerine kafa patlatan bir kişi tarafından 27 Temmuz 2014 tarihinde Radikal’de yayımlanan Dr. Alper Hasanoğlu’nun “Borderline kadın…” adlı yazısının bardağı taşıran son damla olduğu düşünülerek kaleme alınmıştır.

    Bu yazı, ruh sağlığı alanının cinsel istismara uğrayan kişiler söz konusu olduğunda Türkiye’nin ne kadar tehlikeli sularda yüzdüğünü ortaya koyuyor. Dr. Hasanoğlu, yazısında borderline rahatsızlığı otoritesine dayanarak ve argümanına hiçbir kaynak göstermeden “kadınlarda daha yaygın olmasına” bağladıktan sonra “sağlıklı” erkekleri borderline bozukluğa sahip kadınları “keşfetmeye” ama kendileriyle “ciddi düşünmemeye” davet ediyor. Bu noktada, pişkince “Kimse kimseyi istismar etsin denmedi ki, bunun cinsel istismarla ne alakası var” diye sorulabilir? Bu soru, sorunu çarpıtmaktan başka işe yaramayacaktır, çünkü sorun cinsel istismara uğrama potansiyeli kadar cinsel istismara uğramış olmakla alakalıdır, kaldı ki danışanını arzu nesnesi olarak tasarlayıp kamuya açmak da kendi içinde bir cinsel istismardır. Cinsel istismarın, duygudurumu bozukluklarının çoğunda harekete geçirici bir rolü olduğu yadsınamaz. Bu yazı, çoğunluğunun cinsel istismarla bağlantılı travmalarını kendi içinde çözme gücünü kendinde bulamadığı için bir noktada kendini hayata daha sağlıklı biçimde adapte etmek üzere bir ruh sağlığı uzmanına başvuran kadının uzmanın gözünden nasıl göründüğünü ve yazarın yazısına gelen tepkilere gevrek gevrek “şakaydı canım” gibi bir cevap verebildiği düşünülürse, bu bakış açısına sahip bir uzmanı ruh sağlığı alanında denetleyecek bir üst yapının olmadığını, bu eril, heteroseksist, cinsiyetçi bakış açısının uzmanlar arasında serbestçe yüzdüğünü de ne yazık ki gösteriyor.

    7 Nisan 2014 Pazartesi

    Zor Yazılar Serisi: Taciz

    Ulaş

    Sanırım 2005 yılıydı. Evet havalar da sıcaktı, mayıs ayıydı. O zaman okuldaki tiyatro çalışmalarına gidiyordum. Üniversitede ikinci öğretime gidiyordum. Okula başlayana kadar akşamları evden dışarı çıkmıyordum. Saat altı, akşam dışarda kalmak için son limitti. Okul başladıktan sonra uzunca bir süre eve tek başıma dönmeye alışamamıştım. Akşam sekiz dokuz bile bana çok geç geliyordu. Otobüs okulun içinden kalksa bile mahalleye geldiğimizde eve giden yolda tedirgin oluyordum. Bazı zamanlar koştuğumu hatırlıyorum.

    O yıl ise daha rahattım ama gene de tedirgin oluyordum. Çok geç kalmamak için dokuz arabasına yetiştim. Dokuz buçukta indim otobüsten. Sokakta kimse yoktu. Çalıştırılmaya çalışılan bir araba sesi duydum. Tekrar tekrar deniyordu ama araba en son boğuldu. Ben de gayet hızlı devam ettim. Sonra arabadan biri indi ve rugan ayakkabının asfaltta çarpan sesiydi duyduğum. Hızlı hızlı yürümeye başladı.

    1 Nisan 2014 Salı

    Zor Yazılar Serisi: Yüzleşme

    Ulaş

    Bu sene tecavüz yazısını yazdıktan bir süre sonra, bir etkinlik vesilesiyle kalabalık bir şekilde Ankara’ya gittik. Ocak ayıydı sanırım. Gitmeden önceki günlerde çok kötü rüyalar görüyordum yine. Baya kötüydüm. Hem kafamda çok dönüyordu, hem de kendime zarar vermeye başlamıştım. Oraya giderken karşısına çıkıp konuşma gibi bir şey düşünmüyordum. Ayrıca o kadar zaman yaptığım yüzleşme planlarının arasında, yüz yüze gelmek gibi bir ihtimal de yoktu. Yani bire bir oturup yüz yüze konuşmayı hiç düşünmemiştim.
     
    Ankara’ya kalabalık gittiğimizi özellikle yazdım. Ev arkadaşlarım da vardı ve yakın olduğum, güvendiğim başka arkadaşlar da vardı. Etkinlik günü Ankara’da o kişiyle de ortak eski arkadaşlarımla görüştüm. Ve onlarla konuşurken bir anda "yüz yüze konuşsam mı acaba?" diye düşündüm. Bu arada ortak arkadaşlarımızın hiç biri bu meseleyi bilmiyor. Onlardan numarasını aldım. En azından sesini duyarım, tavrını yoklarım diye düşündüm.
     
    Sonra aradım. Çok şaşırdı, çok da sevindi. "Bu senin numaran mı?" dedi, "hayır" dedim. "Ben Ankara’dayım, seninle görüşmek istiyorum" dedim. Çok sevindi. "Kalacak yerin var mı?" diye de sordu. İş çıkış saatini söyledi. Konur'da bir kafede buluşmak üzere kapattık.

    28 Mart 2013 Perşembe

    Kendime yardım listesi

    Aligül

    Geri dönüş (flashback) yaşadığım zamanlarda kendime iyi gelecek her şeyi yapmaya çalıştım. Aşağıda bunların bir listesi var. Kronolojik değil, aklıma geldiği şekilde sıraladım. İçlerinden bazılarını sonraki –göğüs ameliyatına karar vermek-  gibi zor durumlarda da kullandım. İçlerinde belki size de uyan birkaç tane olabilir. Buyurun bir göz atın.

    14 Mart 2013 Perşembe

    Yüzleşmeler

    Yüzleşmede, çocukken sizi incitmiş kişilerin karşısına, bir yetişkin olarak çıkıp yüz yüze gelirsiniz. Yaşadığınız şeyi cinsel istismar olarak adlandırırsınız, duygularınızı ifade eder ve istismar edenin (kadın/erkek) sizi hangi yönlerden etkilediğini konuşursunuz. Yüzleşmeler, kendi gücünüz ve etkiniz olduğunu öğrendiğiniz için, inanılmaz şekilde güçlendirici olabilir. Doğruyu söyleme özgürlüğünü ve sizi bağlayan sessizliği kırma deneyimini yaşarsınız. Yüzleşmeler, size geçmişiniz hakkında bilgi alma olanağı sağlarken, bugünün çocuklarını korur. Şifa bulmanızda destek sağlar ve kendinize zarar veren ilişkilere bağladığınız suni umutlardan vazgeçmenizi sağlar. 

    16 Şubat 2013 Cumartesi

    Hayat bu işte!

    Benim ismim Murat. 

    Hep böyle bir yer aradım yaşadıklarımı anlatmak için ve buldum da galiba. 
     
    O gün evde kadınlar günü vardı, ben de dışarda maç yapıyordum. Her zaman eve gitmek istemeyen ben, o gün herkes erken dağılınca, ben de eve gittim ama annem almadı, “git, oyna, ayak altında dolaşma!” dedi.
    Kendi başıma oynarken Serhat abi geldi. İnşaatın bodrumunda ölü fare görmüş, çok büyükmüş, koşa koşa gittim. O da peşimden tabii. 

    31 Ekim 2012 Çarşamba

    Istırabınıza karşı anlayışlı olun: Acıtanlara karşı alternatifler

    © 1997-2009, Monika 

    Bazen eğlenmeye çalışmak, kendiniz, ihtiyaçlarınız ve arzularınız hakkında daha fazla şey öğrenmek için iyi bir yol olsa da, şu anda bunu yapmak imkânsız olabilir. Bir kere kendini suçlama davranışlarını ve inançlarını bir kenara bıraktığınızda, sizde ruh burkan acı yaratan öz-yıkıcı davranışlarınızı belirginleştiren konuların yüzeye çıktığını fark edebilirsiniz. Plajda oynayıp gülmek için, bu tür bir acıyı bir kenara itebilmek her zaman mümkün olmaz. Bunda sorun yok. Acınıza karşı anlayışlı olun. Şifa bulmaya başlamanıza izin vereceğini düşünerek acınızı kucaklayın. 


    4 Eylül 2012 Salı

    Tali İncinmeler ve Tali İncinmelerin Üstesinden Gelme Alıştırmaları

    © 2006 - Pandora’nın Akvaryumu, Louise 
    (Prof.Dr. Aphrodite Matsakis’in I Can’t Get Over It: A Handbook For Trauma Survivors kitabından uyarlanmıştır.)

    1. Tali İncinme Karşılıklarını Tanımak

    *
    İnkâr ve inanmama: “abartıyorsun”, “Hayatta olmaz” ya da en basitinden “İnanmıyorum” cümleleridir. Size bu şekilde karşılık verenler travmanızın gerçek olduğunu inkâr ederler.

    *
    Önemsememek: inkâr etmek, insanlar anlatınıza inanmaz. Önemsenmediğinizde, insanlar bir travmanız olduğunu inkâr etmezler ama sizin üzerinizdeki etkisini ve olayın önemini küçümserler. “Anlattıkların yolun aşağısındaki kızın başına gelenler kadar büyük değil. Şükretmelisin” gibi bir şey buna örnek olabilir. Kitapta yazar, cinsel olarak karşılık veremeyen bir kadını örnek vermiş ve sevgilisinden alıntı yapmış “küçücük bir tecavüz seni nasıl bu kadar etkiler? Üç dört kere tecavüze uğramış ve hala seksi seven bazı kadınlar tanıyorum” ya da barlara gitmekten korktuğunuz için arkadaşlarınızın alay etmesi de buna bir örnek olabilir.


    23 Ağustos 2012 Perşembe

    Geriye dönüşler (flashbacks) - 2

    Geriye dönüşler sırasında ve sonrasında kendime nasıl yardım edebilirim?

    Bir veya daha fazla geriye dönüş tecrübe ettiyseniz korkmuş, zihni bulanmış, yönünü kaybetmiş ve/veya bunalmış hissedebilirsiniz. Bunlar, korkunç bir deneyime karşılık anlaşılır ve normal tepkilerdir.


    Kafayı yemiyorsunuz veya delirmiyorsunuz, korkunç ve yaşandığı zaman üstesinden gelinmesi imkânsız görüntüleri, düşünceleri, duyguları ve deneyimleri hatırlıyorsunuz.

    Geriye dönüşe verilen belli bir tepki yoktur. tecavüz veya istismarla baş ederken kullanılan yollar baz alınırsa geriye dönüşe verilen her tepki kişiseldir. 

    21 Temmuz 2012 Cumartesi

    Oral Tecavüz Sonrası Hayatta Kalmak

    © 2008 - Pandora's Aquarium

    Cinsel şiddet, saldırı sırasında neler olduğundan bağımsız olarak iyileşmesi zor bir süreç ama oral tecavüz zaten zor olan bu süreci daha da karmaşıklaştırabiliyor.

    Oral Tecavüz: Oral Seks Yapmaya Zorlanmak
    -Jackie
    Tecavüzün en zorlayıcı yanlarından biri bana tecavüz edene oral seks yapmaya zorlanmamdı. Vajinal tecavüzden farklı olarak, istismarın aktif katılımcısıymış gibi hissetmeyi kabullenmek zor olabiliyor. İstemediğimiz ve rızamıza dayanmayan bir eylem olmasına rağmen sahne hala gözümüzde canlanıyor. Bu katılım durumu çoğunlukla dayanılmaz bir utanç hissini de beraberinde getiriyor.

    20 Temmuz 2012 Cuma

    Hey kuzen, sana bir çift lafım var

    Aligül

    Pandoranın Açılan Saçılan Kutusu yazımda çocukken yaşadığım cinsel istismarlardan birinin nasıl hatırıma geldiğini anlatmıştım.  Bu anım bilincimin derinliklerinden kopup yüzeye çıkmıştı. Hikâyedeki birkaç detayı değiştirmiştim. Tabu bir şey ensest. Bununla büyüdük, kuzenine arzu duyamazsın. Kuzenime arzu duymamı kabul edememiştim. Bunu söylersem haksız konumuna düşmekten korktum. Kuzenime arzu duymuş olmam onun tacizini haklı kılmıyor. Bu yüzden bu anıyı orijinal haliyle tekrar yazmam gerekiyor.

    26 Haziran 2012 Salı

    İyi bir terapist* nasıl bulunur?

    Sidran Institute kısaltılmıştır. 

    Terapist ve hayatta kalanın bir işbirliği içerisinde beraber çalışması ve sorumluluk ve uzmanlıklarını paylaşması fikri, hâlâ birçok ruh ve akıl sağlığı düzenlemesi için radikaldir. Fakat travma atlatmış kimseler için bu, birçok açıdan terapide başarıya ulaşmanın anahtarıdır.

    Terapist ile hayatta kalan, travma perspektifini paylaştığında birlikte çalışabilirler. Ortak bir perspektif, kendisi hakkında derin bilgiye sahip birey (hayatta kalan) ile iyileşme süreçleri hakkında derin bilgiye sahip birey (terapist) arasında işbirliğini mümkün kılar. Terapist ve hayatta kalan, hayatta kalanın merkezi kaygılarını tanımlamaya çalışır. Hayatını iyileştirmek için birlikte hareket ederler. Tedavi, her ikisinin de aktif katılımını gerektirir. Terapi modeli aynı zamanda bir güçlendirme modelidir de. Terapist açığa çıkarmak üzere işe yarar bilgileri kullanır, ancak hayatta kalanı ilgilendiren her konu hakkında “uzman” ya da “otorite” değildir. Hayat kalan da kendi tedavi ekibinin önemli bir parçasıdır ve ekipteki her bir kişi, hayatta kalanın ilerleyebilmesi için birlikte çalışmak zorundadır. Terapistin hayatta kalana önermesi gereken en önemli dört şey aşağıdaki gibidir: 

    12 Haziran 2012 Salı

    Geriye dönüşler (flashbacks) - 1

    Geriye dönüşler (flashbacks) nedir?

    Cinsel şiddet biçimlerinden her hangi birini yaşamış olan birçok hayatta kalan, şimdi veya daha sonra geriye dönüş deneyimini yaşar. Geriye dönüşler; çok uzun süre bilinçaltında saklanmış, acı veren bir şeyi veya travmatik bir olayı geçici hatırlama durumudur. Geriye dönüş sırasında, tecavüzü, istismarı veya cinsel tacizin tüm yönlerini o an oluyormuş gibi hissedersiniz. Geriye dönüşlerin süreleri değişiklik gösterir, birkaç saniye de sürebilir, birkaç saat de.