DİKKAT!

DİKKAT: Bloga girilmiş çoğu yazı ya çocuklukta yaşanmış cinsel istismar ve tecavüzle ya da ergenlik ve/veya yetişkinlikte yaşanmış tecavüz, cinsel saldırıyla ilgilidir. Bu tür yazıları okurken yaşadığınız olayı/olayları zihninizde tekrar yaşayabilirsiniz. Eski korku ve kaygılarınız yüzeye çıkabilir. Her hangi bir şeyle (ses, görüntü, koku, dokunma, tat) olayla, olaylarla ilgili anılarınız tetiklenebilir, geriye dönüşler (flashback) yaşayabilirsiniz. Böyle durumlarda okumayı bırakmanız, ihtiyaç duyduğunuzda, gücünüzü toplayınca tekrar okmanız iyi olabilir.

28 Ağustos 2015 Cuma

İşte benim hikayem

Ben 29 yaşımdayım, bundan yaklaşık 19 sene önce başladı benim hikayem. Van'da oturuyorduk, o zamanlar babam emekli subaydı. Yan komşumuz vardı babamın arkadaşı ve devresi, onların bir oğlu vardı, liseye giden uzunca bir süre onun tacizlerine maruz kaldım. Sık sık onlara ziyarete gider, onlarda bize gelirdi, her ziyaret esnasında benimle oyun oynayacağını eğer kaybedersem pantolonumu ve iç çamaşırımı çıkarmamı, bana bu şekilde ceza vereceğini söylerdi. Ben hep o oyunu kaybederdim. Arkamda o baskıyı hissettiğimde o yaşta anlamazdım bir şey. Yeri gelir bana zorla pornografik şeyler gösterir, yeri gelir zorla cinsel organına dokunmamı isterdi. Biz başka bir şehre taşınana kadar devam etti bu.

Olanları tam olarak idrak edebilmem 13 yaşımda metroda tacize uğradığım zaman oldu, evet 13 yaşında bir erkek çocuğuna taciz etmekten çekinmeyen, o nefes alışlarını ve yüzünü asla unutamayacağım bir şerefsiz.

Ortaokul ve lise dönemlerinde bu yaşadıklarımı parça parça hatırlardım hep, Düşünmemeye çalıştım ama olmadı insanları değişiyle ezik, gerizekalı, içine kapanık ve kimseyle konuşmayan biriydim.

Yaşım yirmiyi geçtiğinde ise hafızam artık o eksik parçaları da tamamlamıştı. Çoğu şeyi hatırlıyordum artık, 8 sene uyuşturucu kullandım yaşadıklarım aklıma gelmemesi ve normal bir insan gibi davranabilmek için. İşe pek yaramazdı zaten.

Uyuşturucuyu kendi irademle bıraktım, şu anda antidepresanlarla ayakta durmaya çalışıyorum ama çok çok zor oluyor artık.

İşte benim hikayem. Hayatımda ilk defa yaşadıklarımı bu şekilde yazıyorum aslında yazmak istediğim sayfalarca şey var, iyi ki varsınız.

2 Temmuz 2015 Perşembe

Yol devam ediyor..

Bir hayatta kalandan gelen, yalnız olmadığımızı bir kez daha derinden hissettiren bu güçlendirici e-postayı sizinle de paylaşmak istedik. 
---
Bu blogu açmanız çok harika bir şey olmuş. Kendimi bir nebze şanslı hissettim karşılaştığım için. Bunun için sizi çok tebrik etmek ve teşekkür etmek istiyorum. Kendi hikayemi de sizinle paylaşmak isterim. Ama biraz daha hazır olmalıyım sanırım.. ve galiba benimki epey ekstrem.

Biseksüelim. Sürekli psikoloji kitapları okuyorum. Onlardan birinde yazdığına gore, cinsel yönelimim bile bir nevrozdan kaynaklanıyor.. Böyle de kabul edebilirim, önemli değil.

Şu an 27 yaşındayım ve terapistimin söylediğine göre, bütün yaşamımdaki zorluklar işte bu travma ekseninde belirlenmiş. Hayatımın mücadelesini veriyorum, sadece panik atak ve depresyon hastası değilim, insan ilişkilerim ve güven duygum da kendimi bildim bileli çıkmazlardaydı. Uyuşturucu bağımlılığıyla geçen 8 yılın ardından direksiyondakinin ben olduğuma ve kimsenin dönüp özür dilemeyeceğine karar verdim, bir erkek tarafından 3 gün eve kapatılıp dövülünce.. Ama bu sefer esas mücadele başladı, kaçamadığım, halının altına süpüremediğim tüm şeylerle şimdi uğraşıyorum.

Hepimizin hayatları bir şekilde darmaduman olsa da direksiyondaki hala biziz. Yol devam ediyor, arka koltukta sonsuza dek bizimle olacak tonla kötü hatıra bile olsa, belki onları daha değişik görmeyi ve uzlaşmayı öğreniyoruz. Hayatta kaldığımız ve mücadeleye devam ettiğimiz için ve bu süreçte çok fazla şey öğrendiğimiz için bir gün belki şanslı bile hissedebiliriz, ben şu an emin değilim.

Çok teşekkür ederim Türkiye'ye böyle bir blog kazandırdığınız için.

Sevgiler.

31 Mayıs 2015 Pazar

Benim "Kirli" Küçük Sırrım



Bu video Ocak 2012'de Scott Johnson tarafından yayınlandı.

Çocuklukta yaşadığı cinsel istismarı ve özellikle erkek hayatta kalanların açılmasının ne kadar zor olduğunu anlattığı, cinsel şiddetin görünür olmasına ön ayak olan, bu güçlendirici videoyu Türkçe altyazı ile tekrar yayınladık.

Her yerde paylaşalım, sesimizi duyuralım.
 ---
Çeviri: Özge

13 Aralık 2014 Cumartesi

Çocuklukta Yaşanan Cinsel İstismarın Eşcinselliğe / Biseksüelliğe Neden Olduğu İnanışındaki Problem

© 2009 Pandora's Project, Katy  / Çeviri: İsmigül

Bazı insanlar, eşcinsellik ya da biseksüelliğin, çocuklukta yaşanan cinsel istismar sonucu ortaya çıkan travmadan kaynaklandığına dair bir varsayıma sahiptirler.

LGBT bireylerin çoğu, anlaşılır biçimde, konu cinsel yönelimlerini anlama çabasına geldiğinde, kaçınılmaz soru olan “neden?” veya daha özelinde “neden ben?” diye sorarlar. Ben, şahsen, birçok LGBT bireyin, cinsel yönelimlerinin geçmişte yaşadıkları cinsel istismarın direkt bir sonucu olup olmadığını sorguladıklarına tanık oldum. (Dimock, 1988)

Bilimsel ve sosyal bilimler literatüründe, eşcinsellik için doğrudan bir neden tanımlama iddiasına sahip sayısız araştırmaya rastlamak mümkün. Düzenli olarak test edilen hipotezlerden biri, cinsel istismarın kendisinin, yetişkin eşcinselliğinin nedeni olup olamayacağı üzerine. Bu neticesiz bir araştırmadır; çünkü bazı araştırmalar (Macmillan, 1997; Tomeo et al, 2001; Holmes et al, 1998; Doll et al, 1992; Soukup, 1995; Shrier et al, 1988; Dickson; Finkelhor, 1984)çocuk cinsel istismarı (ÇCİ) ile eşcinsellik arasında direkt bir bağıntı bulurken, bazı başka araştırmalar (Ridley, 2003; Balsam et al 2005; Bell et al, 1981; Hammersmith, 1982; Peters & Cantrall, 1991; Slap, 1998), böyle bir bağıntının varlığını bilhassa reddederler. Açıkça görülen şu ki; bu konu hala belirsizliğini korumakta!

16 Ekim 2014 Perşembe

Benim hatam değildi!

Masal

7 ya da 8 yaşındayım, kardeşim 4 yaş küçüğüm bisiklette, lakin pedal çeviremiyor minicik o, itiyorum onu, yorulunca da yarasa gibi 3 tekerlekli bisikletin arkasına asılıyorum. Çok eğleniyorum. Bir çocuk, yaşıtım herhalde, komşunun oğlu... sürekli bizi itmek istiyor. Çok rahatsız olduğumu hatırlıyorum, eve gidip hemen o an ya da akşamı “pantolon giymek istiyorum” dediğimi ya da düşündüğümü bir de. Çünkü o çocuk eteğimin altına bakmak için itiyor, eğlenmek için değil. Buna eminim çünkü duyuyorum bu konuşmayı. Anlamsız ama kötü hislerim hatıramda.

Büyüyorum derken... Yaşımı zorlasam da, kendimi hatırlamıyorum. Eve bir sürü 2.el karikatür dergiler gelmiş. Okudum hepsini kare kare, inceledim. Anlamlandıramadığım şeyler de vardı çıplaklık vs. Ve o gece ilk kabusumu gördüm. Bir kedi. Korkunç, kaypak, hain, pis bakışlı. Tırmalıyor yüzümü bedenimi. Çığlık çığlığa, ter içinde uyandım yada uyandırıldım. Korkumu unutmuyorum hala, hissediyorum, unutamıyorum. Dehşete düşmüştüm ve çaresizliğim, zavallılığım cabası. Okuduğum dergilere bağladım, çok sonraları hatırladım.

6 Ekim 2014 Pazartesi

Tecavüz ve Cinsel İstismardan Sonra Cinselliğini Yeniden Kazanmak

© 2008 Pandora’s Aquarium, Ash / Çeviri: Özge

Cinsel şiddet sonrası hayatta kalanların bir çoğu cinsellikte ve yakın ilişkide zorluklar yaşar. Nasıl doğal hissettiğinizi hatırlamanız önemli; çok travmatik bir şeyden sonra otomatik olarak iyileşmiş olmak zorunda hissetmemeliyiz. Tüm hayatta kalanlar farklı hızlarda iyileşir ve cinsel şifa süreci de buna dahil. İstediğiniz zaman cinsel şifa üzerine çalışmaya başlayabilseniz de, birçok insan şifanın diğer alanlarında ilerleme kaydedene kadar beklemeyi daha kolay bulur. Genellikle, altta yatan sorunları ele almanın cinsel şifa sürecinizde etkisi büyük olur. Kendinizi zorlamayın – Belli bir zaman çerçevesi yok, şifa bulmak için arzu duymak ve bu konuda çalışmaya istekli olmak çok önemli.

 

Sağlıklı bir seks hayatını hakettiğinizi farkedin

Kulağa oldukça basit geliyor, ama cinsel şiddet sonrası hayatta kalanlara ister istemez öyle gelmez. Bir çok hayatta kalan, tecavüze maruz bırakıldığı için seks yapmak istememesi gerektiğini hisseder. Kendisine karşı korkunç bir şekilde kullanılan şeylerden hoşlanmanın yanlış olduğunu hissedebilir. Tecavüzle seksi ayırmanın, seksi istemenin ve başlatmanın tamamen makul olduğunu kabullenmenin bir yolunu bulmak önemlidir.

30 Eylül 2014 Salı

Nasıl kabullendim?

Mahir
 
Uzun bir zaman ne yaşadığımı anlamakta zorlandım. (2 ay) Yaşadığım şey bir taciz miydi? Kendime hep bu soruyu sordum, sordukça kriz geçiriyordum, geçirince de kendime şifa olsun diye başka konular aklıma getiriyordum.

SFK'da tecavüz tartışılıyordu. Bir trans erkek olarak kadın etkinliklerinde bulunmak konusunda kafam karışıktı o dönem. O zaman öğrendim rıza olan olayların da tacizden tecavüzden sayılabileceğini. Bunu düşününce krizim geldi, mekandan çıktım. İstiklalde bir yere oturdum, düşüncelere daldım.

Olay üzerinden 2 ay geçtikten sonra üniversitemin kampüsündeki manzarada otururken evet bu bir taciz dedim. Bir insana vajinal ilişkiyi öğretmeye çalışmak hem de bunu vajinal ilişkiyi kadınlığını reddettiği için reddeden ve bunu dile getiren bir trans erkeğe yapmaya çalışmak kişinin kişisel alanına saldırıydı ve bir tacizdi. İşin bir de fiziksel boyutu vardı, beni vajinal ilişkiye ikna etmeye çalışırken, beni okşarken bilerek vajinama ellememesini söylememe rağmen vajinama ellediğinde dilinden düşürmediği ''vajinismus'' kelimesini kullanarak ''vajinismus oldun'' demesi, benim sıçrayarak bağırdıktan sonra ertesi gün ''dün gece çok abartılı tepki verdin'' diyerek beni haşlaması fiziksel boyutlarından bir tanesiydi. Evet, 1 hafta boyunca vajinam sızlamıştı. Velev ki vajinismus, ne olacak? Vajinismusu doğal bir özellik olmaktan çıkarıp onu ''düzeltilmesi'' gereken bir hastalık olarak görmenin kendisi erkek egemen sistemin sonucudur. Bazı insanlar vajinal ilişkiye girmezler, çok mu anormal? O adamı çok sevdiğim için bu konuyu kapatmıştım.

27 Eylül 2014 Cumartesi

Sosyalleşme ve Sosyalleşmenin Cinsel İstismardan Hayatta Kalan Erkekler Üzerindeki Etkileri

Bu yazı; bu blogu açan ve geliştiren dostumuz (Aligül) Ali'nin aramızdan ayrılmadan önce çevrilmesini istediği bir yazıydı. Ali, hayatta kalan erkeklerle ilgili yazıların ve çevirilerin çoğalmasını, böylelikle bu konunun görünür olmaya başlamasını, ifade alanı yaratmasını, politik mücadeleye dahil olmasını çok önemsiyordu. Ali'ye ve kolektif çeviride katkısı bulunan herkese çok teşekkürler.

Jim Struve, LCSW, Psikoterapist 

Pek çok insan: “Cinsel istismar erkekleri kadınlardan farklı mı etkiliyor?” sorusunu sormuştur. Araştırmalar ve klinik deneyimler, cinsel istismar ile birlikte gelen travma deneyiminin erkeklerde de kadınlarda da benzer olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla, cinsel istismardan hayatta kalmış kadınlara yönelik oluşturulmuş travma dinamikleri literatürü erkekler için de kullanılabilir.

Hayatta kalan erkekleri kadınlardan ayıran en önemli etkenlerden biri, insanların (hayatta kalan erkeğin kendisi de dahil) erkeklerin kurbanlaştırılmasına kadınların kurbanlaştırılmasından farklı tepkiler vermesi. Diğer bir deyişle, erkeklerin yaşadıkları cinsel istismarla başa çıkma yolları da; toplumun erkek istismarına verdiği tepki de, mağdurun kadın olduğu durumlardan belirgin ölçüde farklı.